Anasayfa arrow A-B-C-Ç arrow 1. Pist Yarışları
1. Pist Yarışları PDF Yazdır E-Posta

Atletizm sahasının kulvarlarla ayrılmış bölümü pist olarak adlandırılmaktadır. Genellikle 8 kulvarlı olan pistlerde koşu yarışmaları düzenlenmektedir. IAAF kurallarına uygun bir sahanın çevresi (birinci kulvarın iç kısmı) 400 metreden oluşmaktadır ve sporcunun sağındaki çizgi dâhil olmak kaydıyla 1.22 metredir. IAAF kurallarına göre; olimpiyatlar, dünya şampiyonaları, dünya kupası, kıta, bölge şampiyonaları ve grup oyunlarında pistin en az 8 kulvarlı olması gerekir. Ayrıca pist oval olduğundan her kulvar birbirinden faklıdır. Birinci kulvara göre belirlenmiş olan kulvarlar arasındaki farklar şöyledir:

2. kulvar farkı: 07.04 m
3. kulvar farkı: 14.70 m
4. kulvar farkı: 22.37 m
5. kulvar farkı: 30.03 m
6. kulvar farkı: 37.70 m
7. kulvar farkı: 45.36 m
8. kulvar farkı: 53.03 m

Pist yarışları, genellikle 400 m’lik elips biçimli pistlerde yapılır. Yarışmalar altı bölümden oluşur.

A. SÜRAT KOŞULARI
Pist ve alan sporlarında; kısa mesafe atletlerinin bütün güçleriyle koşmasına dayanan, en süratli olanı belirleyen yarışlardır. Sürat koşularının bir diğer ismi de kısa mesafe koşularıdır. Bu tür yarışmalarda koşucunun sürati ve dayanıklılığı yanında, temposunu doğru kullanması da önem taşır.

Virajlı yarışların başlangıç çizgileri, tüm atletlerin aynı uzunluğu koşmalarını sağlamak için kademeli (handikaplı) ve eğri olarak çizilmiştir. İç kulvarlardaki yarışmacılar yarışa daha gerilerden başlar.

Sürat koşularının tümünde oyun alanı olarak 400 metre uzunluğundaki standart pist kullanılır. Bu pistlerin hepsinde "tartan" denilen sentetik bir bileşik olan yapay zemin vardır. Pistin bitiş çizgisi tüm yarışlar için aynıdır. Pist üzerinde 8 kulvar işaretlenerek, yarışmacıların birbirinden ayrılmaları sağlanmıştır. Sürat koşularının tümünde (100, 200 ve 400 m) her koşucu, parkuru kendi kulvarında koşarak tamamlar.

Sürat koşucuları yarıştan önce ısınmalı, adalelerini gevşetici hareketler yapmalıdırlar.

Sürat koşularında atletler çıkış takozları (starting blocks) kullanırlar. Çıkış takozları, başlangıç çizgisinin hemen arkasına vidalanan, yarışmacının ayaklarını basarak ilk hızını almasını sağlayan genellikle metal bir alettir. Ayakların konduğu düz kısımlar, atletlerin tercihine göre ayarlanabilir. Bu çıkış takozları ile çömelmiş durumda çıkış yapmaya 1894’ten sonra başlanmış olup ilk kez 1930’da resmî yarışlarda kullanılmıştır. Çıkış takozlarına önemli yarışmalarda yanlış çıkışları otomatik olarak saptayan elektronik bir mekanizma eklenir. Çıkış sırasında yarışmacının soğukkanlı ve hırslı olması çok önemlidir.

Sürat koşularında atletler ıslanma sonucu şeffaflaşmayan atlet ve şortlar giyerler. Numaralar kolayca görülebilecek büyüklükte sırta ve göğse tutturulur. Çorapların pamuklu, beyaz ve dikişsiz olması gerekir. Yarışmalarda çivili özel ayakkabılar kullanılır. Bu ayakkabılar atletlerin tercihine göre farklılık gösterebilir, ancak çiviler 2,5 cm uzunluğunu geçemez. Sentetik pistlerle birlikte metal çivinin yerini lâstik çiviler almıştır. Bu çiviler koşu sırasında yere batarak ayağın geri kaymasını önler.

100 metreden 800 metreye kadar olan yarışlarda koşucular yarışa çömelmiş durumda, bir ayak geride, öteki ayak çıkış çizgisinin hemen arkasında, el parmakları yere değecek biçimde yerleşerek başlarlar.

Çıkış hakemi (starter) 800 metreye kadar olan koşularda (800 m dâhil) "Yerlerinize" ve "Dikkat" komutlarını, daha uzun koşular için "Yerlerinize" komutunu verir. "Dikkat" durumunda bütün atletlerin her iki ayağının da piste değmesi ve hareketsiz olarak start tabancasını beklemeleri gerekir. Yarışmalar bir tabanca veya benzeri bir aletin havaya ateşlenmesi ile başlar. Yarışmacılardan birinin hatalı çıkış yapması durumunda çıkış tekrarlanır. İki kez hatalı çıkış yapan atlet diskalifiye edilir. Pist yarışmalarında diskalifiye olan atlet pisti hemen terk etmelidir. Hatalı çıkışı belirtmek için tabanca ikinci kez ateşlenir.

Sürat koşuları çömelmiş durumdan çıkış hareketiyle başlar, fuleye geçmek için atılan toplanış adımlarıyla sürer. Bunu mesafenin ilk 15-20 metresi ile son 5 metresi arasındaki fule adımları izler. Bitiş çizgisinin geçilmesi ile koşu tamamlanır.

Bitişte ipi göğüslemek veya bitiş çizgisini geçmek; atletin ellerini başının üstüne kaldırması (Craip Metodu) ya da elleri ile bedenini öne doğru fırlatarak seride omuz ile dokunmak (Drew Metodu) şeklinde olur.

Yarışmalarda dereceler elektronik kronometre ile saptanır. Kronometreler yarışmayı başlatan tabancaya bağlanmıştır ve ateşlemeyle otomatik olarak çalışmaya başlar. Ayrıca ipi göğüsleyen atlet saniyenin yüzde birini saptayabilen fotofiniş aletiyle tespit edilmektedir.

Zaman, silâhın ateşlenmesinden, atletin gövdesinin bitişe vardığı ana kadar geçen süre ölçülerek bulunur.

Beraberlik durumunda bir üst turda her iki atletin yarışması mümkün değilse, iki atlet yeniden yarışır. Bu durum dışında bütün beraberlikler olduğu gibi kalır.

Sürat koşuları mesafelerine göre üç ana yarıştan oluşur:

1.100 Metre Koşusu: Sürat koşularının en kısası olup tüm kuvvetin bir hamlede harcanmasını gerektirir. 100 metre koşuları ana tribün önündeki virajsız düz parkurda koşulur. Her atlet kura ile belirlenen kendi kulvarında yarışır. İnsan hayatında önem taşımayan salise farkları 100 metre koşularında çok önemli rol oynar. 100 metre yarışlarında en yüksek hız erkeklerde 45 km/saat, bayanlarda 40 km/saat olup bu hızlara ancak 40 metreden sonra ulaşılabilir. Atlet ellerini çıkış çizgisinin arkasına koyarak kolları düz, kafası belkemiği ile paralel durumda, arka ayak çıkış takozunda iken, tabancanın ateşlenmesiyle ileri fırlar. Birinci adım 75 cm’yi geçmez. İlk on metre kısa ve seri adımlardan oluşur. 100 metre koşucusu azamî fırlayış, sürat ve adım uzunluğunu sağlayabilmek için ayak uçlarıyla koşmalı ve ayaklarını yukarıya fazla kaldırmamalıdır. 100 metrede; birincisi çıkarken, ikincisi toplanışla fule arasında, üçüncüsü de son 15-20 metrede olmak üzere üç kez nefes alıp verilir. Atletlerin bitiş çizgisini geçmeleriyle yarış tamamlanır. Tüm sürat yarışlarındaki yarış kuralları, 100 metre koşularında da uygulanır.

2. 200 Metre Koşusu: 200 metre koşusu, 100 metrenin devamıdır. Ancak 200 metre atletleri ile 100 metre atletleri arasındaki en önemli fark, nefes kapasiteleridir. 200 metreci başlangıçtaki 20 metrede bir nefes alır, sonlara doğru nefes alışı daha da sıklaşır. Ayrıca 200 metreciler, 100 metrecilerden daha yumuşak bir koşu tarzına gereksinim duyarlar. Bir de daha dayanıklı ve inatçı olmaları gereklidir. 200 metre koşuları virajlı parkurda yapılır. Yarış kuralları diğer sürat koşularında olduğu gibidir. Her 200 metreci 100 metre koşabilir, ama 200 metre koşamayan 100 metre atleti çoktur.

3. 400 Metre Koşusu Bu koşuya sürat koşusu veya sprint (fırlayış) denebilir. Bu koşular ilk kez 440 yarda olarak 20 yy. başlarında düzenlenmiştir. 400 metre güçlü bir vücudun bile ancak teknikle koşabileceği bir mesafedir. Sürat koşucuları ve yarı mukavemet koşucuları 400 metreyi başarıyla koşarlar. En iyi 400 metre sonuçları, normal ve ritmik bir şekilde nefes alındığı ve her 100 metrenin birbirine denk hızla koşulduğu zaman alınır. 400 metre koşuları virajlı pistlerde yapılır ve bu yarışlarda ilk çıkış çok önemlidir. Çıkış sırasında kollar gevşek olmalı ve ileri geri kolaylıkla çalışmalıdır. Yarış kuralları ve kullanılan malzemeler diğer sürat koşularında olduğu gibidir.

B. ORTA MESAFE KOŞULARI
Orta mesafe koşuları, kısa mesafe koşuları ile uzun mesafe koşuları arasında, sürat ve güç ögelerinin her ikisine de gereksinim duyulan, belirlenen temponun ve koşu stratejisinin önemli olduğu yarışlardır. 2000’li yıllarda büyük bir gelişme gösteren ve baştan sona süratle koşulmaya başlayan orta mesafe koşularının bir diğer adı da "uzun sürat koşuları"dır.

Sürat koşularından farklılığı, Süreyya Ayhan gibi farklı taktiklerle koşan atletler olsa da, son anda hızlanmaya olanak verecek tempoyla koşulmalarıdır. 20. yy. başlarına kadar yarım mil ve bir mil koşuları düzenlenirdi. Başarılı orta mesafe atletleri olarak 800 metrede Ekrem Koçak ve Muharrem Dalkılıç’ı, 1500 metrede Mehmet Tümkan ve Süreyya Ayhan’ı sayabiliriz. Dünyada en ünlü orta mesafe koşucuları Finli atletler Paavo Nurmi ve Lasse Viren, Çek Zatopek ve İngiliz Sebastian Coe’ dur.

Orta mesafe koşuları pist üzerinde saat yönünün tersine koşulur. Her tur sonunda süre belirtilir. Son tura girerken kampana çalınır ya da havaya ateş edilir.

Orta mesafe koşuları, 800 ve 1500 m olmak üzere iki mesafede koşulur.

1. 800 Metre Koşusu: Büyük bir efor ve sürat harcanılan 800 metre koşuları, hafif atletizm sınıfı koşular içinde yer almaktadır. İyi bir 800 metre koşucusu dayanıklı, süratli ve çok zeki olmalıdır. Çömelerek yapılan çıkıştan sonra, ilk 50-60 metreyi büyük bir süratle geçmek ve ilk virajı iyi almak çok önemlidir. Çok yorucu olan bu yarışta atletin adımları uzun, serbest ve yumuşak olmalı ve rakiplerini sürekli kontrol etmelidir. Koşucu ağzından ve burnundan nefes alabilir. Yarış taktiklerini ve hangi tempoyla hangi dereceyi elde edebileceğini bilmesinde büyük yarar vardır. Yarışmalarda eğer önde değilse, önde koşan koşucuya göre temposunu ayarlamalı, rüzgârı hesaba katmalı ve son virajda atağa kalkmalıdır.

2. 1500 Metre Koşusu: Bu koşu kuvvetli, dayanıklı ve süratleneceği yeri iyi bilen atletlerin başarabileceği koşudur. 1500 metre koşucularının bedensel özellikleri temposuyla uyumlu olmalı, tabanı ile basarak koşmalı, nefes alma ritmi düzgün olmalıdır. Temposunu değiştirmeden korumalı, son 100-300 metrede süratlenmelidir.

C. UZUN MESAFE KOŞULARI
Uzun mesafe koşuları, sona doğru atağa kalkmanın orta mesafede olduğu kadar önem taşımadığı, her şeyin tempoya bağlı olduğu son derece sağlam bir yapı isteyen koşulardır.

Uzun mesafe koşularında da stil ve nefes çok önemlidir. Adımlar kısa ama daha serbest olup ayaklar yere tabanla basar. Adımlar makineleşmiş bir tempoyla atıldığı için bir diğer adı da "araba koşusu"dur. Dünyada en ünlü uzun mesafe koşucusu Finli atlet Paavo Nurmi’dir. Nurmi, mesafeye göre "devamlı bir tempo" ile adım atmanın faydasına inanır ve koşu mesafesini turlara bölerek her turu belirli bir zamanda geçmeyi hedeflerdi. Bu "tempo" sistemiyle 1923’te Stockholm’de 4 dk 10 saniye ile dünya rekoru kırdı. Uzun mesafe koşan önemli atletler arasında Avustralyalı Ron Clarke’ı, aynı zamanda maratoncu olan Etiyopyalı Abebe Bikila’yı ve Alman Waldener Ciepinski’yi sayabiliriz. Uzun mesafe koşuları mesafelerine göre üçe ayrılır:

1. 3000 Metre Koşusu: Pistin 400 metre uzunluğundaki bölümünün 7.5 tur olarak koşulduğu uzun mesafe koşusudur. Bu koşu 1982 yılına kadar bayanların yer aldığı en uzun mesafe koşusu iken, aynı yıl yapılan Avrupa şampiyonası’nda bayanlar maratona dek bütün koşularda yer almaya başlamışlardır.

2. 5000 Metre Koşusu: Pist üzerinde yapılan bu koşu, 400 metrelik pistte 12.5 tur olarak koşulur. İlk derecesi 1875 yılında Londra’da 17.07 ile yapılmıştır.

3.10000 Metre Koşusu: 400 metrelik pistte 25 tur olarak koşulur. Bu koşuda öndeki atletin, arkadan gelen atlete 400 metre fark yapmasına "tur bindirme" denir.

D. BAYRAK KOŞULARI:
Takımların 30 cm boyundaki tahta veya metal bir sopayı (stafeti) elden ele geçirerek ve sırayla koşarak yaptıkları yarışlardır. Takımlar 4 atletten oluşur.

Eski Yunan’da meşale ile yapılan bayrak koşuları atletizm yarışmalarında ilk kez 1895 yılında yer almıştır. Günümüzde dörder kişilik takımlar hâlinde çeşitli mesafelerde koşulmaktadır. Yalnız Balkan ülkeleri arasında yapılmış ve adı "Balkan Bayrak" olarak kalmış, dörder atlet arasında 800, 400, 200 ve 100 m koşulan bir türü vardır. Ayrıca Türkiye’de bir hayli yaygın olan 400, 300, 200 ve 100 metre mesafelerden oluşan "İsveç Bayrak Koşusu" da bir diğer bayrak yarışı türüdür.

Katılan takımların üyelerinin sırayla koşmasına dayanan bayrak yarışlarında esas olan, koşucunun kendi mesafesini bitirdikten sonra elinde bulunan sopayı (stafeti) kendisinden sonra koşacak olan arkadaşına vermesidir. Eğer stafet düşürülürse, düşüren atlet yerden alır. Stafet düz ağaç veya metal bir borudan yapılmış olup 28-30 cm uzunluğunda, 50 gram ağırlığında ve tek parçadır.

Yarışlar hareketsiz duran yarışmacıların tabancanın patlatmasıyla aldıkları startla başlar.

Takımlardaki dört atletin her biri yarışmanın bir bölümünde koşar, koşu sırasında elde bir stafet taşınır. Çubuk değişimi 20 metrelik bir bölgede yapılmak zorundadır. 1964 yılında yapılan bir kural değişikliği ile; kısa mesafe bayrak yarışlarında koşucunun stafeti almak için bayrak değiştirme bölgesinin 10 metre gerisinden koşmaya başlamasına izin verilmiştir, ancak "stafet değiştirme bölgesinde" mutlaka el değiştirmelidir. Bu değişim; "dıştan değişim" ya da "karma değişim" şeklinde olur. Dıştan değişimde koşucu stafeti sol elinden arkadaşının sağ eline verir. Karma değişimde ise hem sağ, hem sol el ile stafet değiştirilebilir. Stafet fırlatılarak değiştirilemez. Seçmelerden sonra takımdaki oyuncu değişikliği ancak zorunlu olması durumunda doktor raporuyla yapılabilir. Bayrak yarışlarında kazanan takım, son koşucunun gövdesini finiş çizgisinden ilk geçiren takımdır. Bayrak koşuları erkekler ve bayanlar için ikiye ayrılır:

1. 4x100 Metre Bayrak Yarışları:
Erkekler ve bayanlar arası yapılan olimpik atletizm yarışmasıdır. 4x100 metre bayrak yarışı baştan sona kulvarlarda koşulur. Çıkış yapan atlet bayrağı sağ eliyle taşır. Bayrak bir turda her 100 m sonunda olmak üzere, üç kez el değiştirir. Her kulvarın 20 m’lik bayrak değiştirme bölgesi işaretlenerek değişikliklerin buralarda yapılması sağlanır. Buna uymayan takımlar diskalifiye edilir. Hiçbir atlet yarışmada bir bölümden fazla koşamaz.

2. 4x400 Metre Bayrak Yarışları:
Bu bayrak yarışı da 4x100 metre gibi erkekler ve bayanlar arası yapılan olimpik atletizm yarışmasıdır. 4x400 metre bayrak yarışında ikinci yarışmacıdan itibaren takımlar, verilmiş olan handikapa göre 400 ya da 500 m sonunda iç kulvara geçebilirler. Yarışın kulvarda koşulmayan bölümlerinde atletler, bayrak değiştirmek için kendi kulvarlarına dönmelidirler.

Atlet bayrağı verdikten sonra, hemen kulvarı terk etmeli ve arkadaki takımın atletine engel olmamalıdır. Herhangi bir takım, kasıtlı veya kasıtsız engelleme yaparsa veya bayrak değiştirirken yardımlaşırsa takım hâlinde diskalifiye olur.

E. ENGELLİ KOŞULAR
Eşit aralıklarla yerleştirilmiş engelleri aşarak koşmaya dayanan, hafif atletizm sınıfı pist ve alan sporudur. Engelli koşu 19. yüzyılda İngiltere’de ortaya çıkmıştır. 1920’lerde bayanlar da bu sporu yapmaya başlamıştır. 1953’te ağır ve ters çevrilmiş "T" biçimindeki engel yerine "L" biçimindeki engellerin kullanılmaya başlaması engelli koşuların en önemli gelişmesi sayılır.

Engelli koşularda başarı tekniğe dayanır. Engel tekniğini öğrenmek uzun bir çalışma, sabır ve dikkat ister. Bu da engelli koşularda az atlet yetişmesine neden olmaktadır. Engeller kavisli "L" biçiminde olup L’nin alt kenarı koşucuya doğru bakar. Bu tür engeller devrildikten sonra atletin ayağına takılmaz. Engeller üst kenarlarına 3,54 kg’lık bir güç uygulandığında devrilecek biçimde yapılmıştır. Engellerin yüksekliği yarışmalara göre değişir. Her atlet kendi kulvarında koşar. Her kulvarda on engel vardır.

Günümüzde engelli koşu atletleri iki engel arasında hız koşusu tekniğinden yararlanırlar. Atlet, engellerin tam üzerinden geçmelidir. Engeli aşarken çift kolla ileri doğru hamle yaparak iyice öne doğru eğilir, ardından da bacaklarını, hızını kesmeden yarışmaya devam etmesini sağlayacak bir biçimde öne uzatır.

Engel koşusu sırasında atletin bedeni tümüyle engeli geçmek zorundadır; ayağını veya bacağını engelin yanından geçirirse, kendi kulvarında olmayan bir engeli atlarsa, el veya ayağıyla kasıtlı olarak bir engeli devirirse diskalifiye olur. Ancak kasıtlı olmaması koşuluyla engel devirmenin cezası yoktur.

Engelli koşularda varış çizgisini ilk geçen atlet birinci olur. Uluslar Arası Amatör Atletizm Federasyonu (IAAF)’nun kararına göre engelli yarışlar dörde ayrılır:

1. 100 Metre Engelli Bayanlar
IAAF tarafından 1966 yılında kabul edilen, her biri 84 cm yüksekliğinde on engelin yer aldığı, tamamen teknik bir koşudur. İlk engele kadar olan mesafe 13 m olup sonuncusu hariç diğer engellerin arası 8.5 m’dir. Son engel ile bitiş çizgisi arası 10.5 metredir. Her yarışmacının ayrı bir kulvarda koştuğu bu yarış 1972 Olimpiyat Oyunları’nda 80 metre yarışının yerini almıştır.

2. 110 Metre Engelli Erkekler
Olimpiyat yarışmalarına dâhil olan erkekler arası bir koşu olup engellerin üzerinden düzgün bir hızla ve ahenkle geçmeyi gerektirir. 110 metre engelli koşularının en büyük ismi Birleşik Amerikalı Greg Foster’dir. 1983-1987’den sonra 1991’deki Tokyo Dünya şampiyonası’nda elde ettiği 13.06’lık rekorla en büyük olduğunu kanıtlamıştır. Bu yarışmalarda her biri 106.7 cm yüksekliğinde on engel vardır. İlk engele kadar olan mesafe 13.72 metredir. Engeller arası mesafe 9.14 metredir. Son engelle bitiş çizgisi arası 14.02 metredir. İlk engele 78 adımla gelinir. Engel aralarının, iniş ve çıkış adımları hariç üç adımda geçilmesi yarışmacı için en avantajlı tekniktir.

3. 200 Metre Engelli Erkekler
Olimpiyat yarışlarına dâhil olmayan, özel liglerde koşulan bir yarıştır. On engelin her biri 76.2 cm yüksekliğinde olup 18.29 metre arayla yerleştirilmiştir. Çıkış yeri ile ilk engel arasındaki mesafe 18.29 m olup son engel ile bitiş çizgisi arası 17.10 metredir.

4. 400 Metre Engelli Erkekler
Olimpik karşılaşmalarda yer alan, teknik olarak çok ekonomik olan, engel geçişlerinde vücudun daha az yatırıldığı, 110 metre engelliye göre sürati daha düşük bir koşudur. 400 metre engelli yarışması, atletin yeteneklerini en fazla ortaya koyduğu bir koşu türüdür. Ritm ve fulelerin uzunluğu son derece önemli olup ilk engele 21-22 fule ile varmak, diğer engel aralarını 13-17 fulede aşmak en ideal tekniktir. Atlet, engel aralarında kaç adım atacağını önceden tespit etmelidir. Bu koşularda engel yüksekliği 91.4 cm olup 35 metre arayla on engel yerleştirilmiştir. İlk engele kadar olan mesafe 45 metre, son engel ile bitiş çizgisi arası 40 metredir. Atlet kendi kulvarında yarışır. Bu koşu 1976 yılından beri erkek atletlerin yanı sıra bayanlar tarafından da koşulmaktadır. Bayanlar arasındaki yarışmalarda engellerin yüksekliği 76.2 cm olup diğer ölçüler erkekler arası koşularda olduğu gibidir. 400 metre engelli, 400 metre düz yarışlarına göre daha kolay izlenir. Bütün kulvarlarda her engel başlangıç çizgisinden eşit uzaklıktadır. Aynı sıra numaralı engeli ilk aşan atlet önde gidiyor demektir.

F. ENGELLİ/HENDEKLİ KOŞULAR (Steeplechase)
Olimpik hendekli koşusu 3000 metre uzunluğunda olup erkekler arasında yapılan bir yarışmadır.

Hendek yarışı parkurunda 28’i kuru, 7’si sulu 35 engel bulunur. Yarışmacılar engellerin üzerine basıp geçebilirler ya da atlayabilirler. Engellerin arası ortalama 78 metre olup yüksekliği 91.191.7 cm, genişliği 3.66 metre, ağırlıkları ise 80-100 kg’dır. Çarpıldıklarında yıkılamayacak biçimde en içteki üç kulvara yerleştirilmişlerdir. Her iki uçlarında 120-140 cm arası tabanlar vardır Başlangıç notasından itibaren 270 m’ye kadar hendek yoktur.

Her turda 5 engel bulunur. Bunlardan dördü kuru, biri suludur. Su hendeğinin genişliği ve uzunluğu 3.66 metre, engele en yakın su derinliği ise 70-75 cm’dir. Yarışmacılar su engelini aşarken engelin üstüne basabilir. Su hendeğinin önündeki engel, darbelerden etkilenmeyecek biçimde hendeğe yerleştirilmelidir.

Bir hendek koşucusu:
a. Engellerin yanından geçerse,
b. Su engelinin üzerinden veya içinden geçmezse,
c. Ayağını veya bacağını engelin yanından geçirirse diskalifiye olur.

Yazar Mustafa KOÇAK   
06 04 2008

   
 
 
< Önceki   Sonraki >

Morpa Spor Ansiklopedisi

Üye Girişi






Kayıp Parola?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun