| Aba Güreşleri |
|
|
|
| Yazar Mustafa KOÇAK | |
| 07 04 2008 | |
|
Bu güreş Türklerin en eski güreşlerinden biridir. Orta Asya'dan Çin Hindi'ne ve Japonya'ya kadar yayılmıştır. Bazı kaynaklar judonun aba güreşinden doğduğunu yazmaktadır. Aba güreşi Güney Anadolu'da özellikle Hatay ve G. Antep'te oldukça yaygın olup, adını güreşçilerin giydiği abadan almaktadır. Abalar, koyun yününden ve keçi kılından, elde dokunur. Genellikle kolsuz ve önü düğmesiz olan ceketin omuz ve sırtlarına daha dayanıklı olması için deri eklenebilir. Abalar köyün ortak malıdır ve her köyde en az iki tane aba vardır. Aba güreşleri, en belirgin şekilde köy düğünlerinde yapılır ve güreş bitmeden gelin alınmaz. Nişan, sünnet düğünü ve özel günlerde yapılan törenlerde de aba güreşi görülmektedir. Güreşlere bütün köyler ve güreşçiler davet edilir. Güreşçiler kendi köylerine ait abalarla iştirak ederler. Güreş için en kullanışlı meydan seçilir. Aba güreşleri başlamadan önce oluşturulan hakem heyeti güreşin kurallarını belirler. Bu kuralları güreşçilere ve izleyicilere açıklar. Aba güreşi sürelidir. Ayaktaki süre ve yerdeki süre önceden belirlenerek, duyuru yapılır. Bu süre hava şartlarına iştirakçilerin çokluğuna göre ayarlanır. Ayaktaki süre, yerdeki süreden çok fazla tutulur, 5 dakika ayakta, 2 dakika yerde gibi. Bu süreler ilk turlarda daha uzun tutulurken; son turlarda kısadır. Güreşlerde kilo, yaş, boy, aynı köyden olma önemli değildir. Güreşler, bazen iştirakçilerin çokluğuna göre 12 saat devam edebilir. Güreşçi sayısı düğünün büyüklüğüne ve ödül miktarına bağlıdır. Güreş meydanına çıkılırken abalar giyilir ve bellerinden bir kuşakla bağlanır, arka uçları da herhangi bir engel teşkil etmesin diye kuşak altına toplanır. Güreşçiler meydana çıkınca tokalaşırlar ve güreş başlar. İlk turlarda meydana birkaç güreşçi çıkabilir. Her çift güreşçi için bir orta hakem tayin edilir. Süresi içinde üstünlük elde eden olmazsa o tur sonunda tekrar güreşirler ve yine üstünlük elde edilmezse belirlenen kurallara göre kura çekilir. Bunlar aba güreşinin genel kurallarındandır. Yenilen, yenenin elini sıkma, öpme, sırtında taşıma gibi centilmenlik hareketlerinde bulunur. Herhangi bir gerginliğe meydan vermemek amacıyla güreş süresi boyunca tezahürat yapılmaz. Güreşler ödüllü olur. Ödüller, güreşe davetle birlikte ilgililere duyurulur. Ödüllerin büyüklüğü, düğün sahibinin zenginliğine ve anlayışına bağlıdır. Güreş bitiminde dereceye girenlere ödülleri törenle dağıtılır. Düğün sahibinin törende bulunması şarttır. Eskiden davetler sadece köyün yiğitbaşısının adına çıkar; yiğitbaşı köyün güreşçilerini davet ederdi. Bu güreşler köy namına yapılır, herhangi bir maddî ödül söz konusu olmazdı; önemli olan üstünlük sağlamaktı. ABA GÜREŞİ KURALLARI El aşıran güreşçi rakibinin kuşağını bırakamaz. Elle rakibin topuklarına tırpan vuramaz. Aşırılan güreşçi kafayı koltuk altından göğse doğru çıkaramaz. El aşıran güreşçi rakibin kuşağını bırakarak çift veya tek dalamaz. Dizden aşağı tutmak yasaktır. Boyunduruğa alan güreşçi rakibinin boynunu sıkamaz. Güreşçi kollarını 90 dereceden fazla açtığında, iki eliyle rakibine kırma gibi tehlikeli oyunlar yapamaz. Yenen veya yenilen güreşçi, kesinlikle seyirci tarafindan alkışlanamaz. El aşırırken güreşçiler devamlı sağ elleri ile aşırmak zorundadırlar. ABA GÜREŞİ YASAKLARI El aşırtıp kuşaktan tutan güreşçi, elini bıraktığı an yenik sayılır. Tuş olan, açık düşen (yüzü koyun düşmek) güreşçi yenik sayılır. Kalçası ve omuz yanı yere degen güreşçi yenik sayılır. Geriye atma veya buna benzer bir oyunu yapan güreşçinin sırtı veya yan tarafı yere gelirse ve bu da gözle izlenir biçimde olursa, oyunu yapan güreşçi yenik sayılır. Aşırılan güreşçi, el aşıranın ayaklarını yerden kestiğinde yere düşerse, el aşıran güreşçi yenik sayılır. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|