| Kırkpınar Güreşleri |
|
|
|
| Yazar Mustafa KOÇAK | |
| 07 04 2008 | |
|
Her yıl, Edirne'nin Sarayiçi yöresinde düzenlenen geleneksel yağlı güreş karşılaşmalarıdır. Kırkpınar Güreşleri'nin adının nereden geldiğini ve nasıl başladığını anlatan bir öyküsü vardır: Türkler 1356'da Anadolu'dan Rumeli'ye geçtikten sonra Avrupa içlerine ilerlemek amacıyla sürekli akınlar yaparlar. Bu akınlardan birinde Orhan Bey'in (Gazi) kardeşi, Süleyman Paşa komutasındaki 40 asker, Ahırköy (bugün Yunanistan'da Samana yakınında) çevresindeki bir çayırda konakladıklarında, zaman geçirmek için güreş tutarlar. İçlerinden ikisi, gün boyu kıran kırana güreşmelerine karşı, yenişemezler ve sonunda yorgunluktan ölürler. Arkadaşları tarafından öldükleri yere gömülürler. Balkanlara doğru yol alan akıncılar, geri döndüklerinde arkadaşlarını gömdükleri yerden pınarların fışkırmış olduğunu görürler. "Kırklar Pınarı" adını verdikleri bu pınar, daha sonraları Kırkpınar olarak anılmaya başlanmıştır. Her yıl, burada ölen iki yiğit güreşçi ve akıncı arkadaşlarının anısına güreş turnuvaları düzenlenmeye başlanmıştır. 1361'de başladığı öne sürülmekteyse de (bazı tarihçilere göre ilk güreşler 1265 yılında Sarı Saltuk tarafından düzenlendi) baslangıç tarihi tam olarak bilinemeyen Kırkpınar Güreşleri, günümüzde de büyük ilgi ve beğeni toplamaktadır. Edirne'nin Osmanlı Türkleri tarafından fethinden günümüze kadar yapıldığı söylenen Kırkpınar Güreşleri'nde, başpehlivanlık kazananların tamamının isimleri, yapılan bütün araştırmalara rağmen tespit edilememiştir. Ancak II. Mahmut döneminden, Balkan Savaşı’na (1912) kadar isim yapıp başpehlivan olarak tespit edilebilenler; II. Mahmut devrinde Yozgatlı Kel Hasan ve Sultan Abdülaziz döneminde Kavasoğlu İbrahim (ki 1867 yılında Sultan Abdülaziz'le birlikte Avrupa'ya gitmiştir)’dir. Kırkpınar Yağlı Güreşleri, geleneksel olarak Haziran ayı ortalarında düzenlenir. Düzenlemede en önemli görevi "Kırkpınar Ağası" üstlenir. Önceleri eski pehlivanlar arasından seçilen Kırkpınar Ağası, günümüzde ise açık arttırmaya çıkartılan bir koça en çok parayı veren kişidir. Bu sistemle ağa seçimi her yıl güreşlerin son günü yapılır ve bir sonraki yılın ağası saptanır. Yeni ağa, o yılın ağası tarafından halka tanıtılır. Kırkpınar'da güreşleri başlatan cazgırın geleneksel duası şöyledir: "Allah Allah illâllah Kırkpınar'da bir boyda birinci olan (boyu kapatan) pehlivan, bundan sonra bir üst boyda güreşir ve eski boyuna dönemez. Kırkpınar'da her yıl belediye tarafından oluşturulan düzenleme komiteleri, karşılaşmalarda görev alacak olan hakemleri saptar ve atamalarını yapar. Kırkpınar'da alan hakemleri ve kule (masa) hakemleri olmak üzere iki tür hakem görev alır. Alan hakemleri 7 veya 9 kişi olabilir. Başlarında hakemleri denetleyen "başhakem" vardır. Güreşi başlatmak, durdurmak ve sonuçlandırmak alan hakemlerinin yetkisindedir. Ancak kesin kararı hakem kurulu verir. Kule hakemleri 5-7 kişi olabilirler, başlarında bir başkan vardır. Hakem kurulu da denilen kule hakemleri, karar organı olup güreşlerin yönetiminden sorumludurlar. Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde eleme yöntemi uygulanır. Hiç yenilmeden yaptığı tüm güreşleri kazanan, boyunda birinci olur. Bir boyun ikincisi, birinci olanın en son yendiği pehlivandır. Diğer dereceler yenilme sırası göz önüne alınarak saptanır. Baş güreşlerinde birinci olan "başpehlivan" unvanını alır ve kendisine altın kemer hediye edilir. Kırkpınar başpehlivanı aynı zamanda Türkiye başpehlivanıdır. Üç yıl üst üste başpehlivan olan güreşçi "altın kemer"e sürekli sahip olur. Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde yenik sayılma durumları şunlardır: 1. Sırt üstü: Rakibi yerde çevirerek ya da ayaktayken düşürerek sırtını yere getirme. 2. Çivi yukarı: Rakibin ayaklarından yakalayıp tepe üstü dikme ve sonra da sırtını yere getirme. 3. Açık düşürmek: Rakip ya kendi hatası ile ya da hasmının mahareti ile arka üzeri düşer. Bu sırada sırtı yere gelmese bile göbeği meydana çıkacak kadar açılır. 4. Tartarak yenmek: Kucaklayıp ayaklarını yerden kesme ve bu durumda en az 3 adım yürüme. 5. Pes etmek: Yorgunluktan ya da yenileneceğini anlayan, ama sırtının yere gelmesini istemeyen rakip, ya "Pes ediyorum." der, ya da hasmının kısbetine eli ile vurarak bu durumu beyan eder. 6. Kısbet çıkarmak: Ayağından kısbetin çıkması veya kısbetin tamamen yırtılması pehlivanı yenik saydırır. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|