|
ki takım arasında oynanan ve oyuncuların özel bir topu rakip kaleye sokmasına dayanan spor dalıdır.
İnsanoğlu ilk çağlardan bu yana küre şeklinde şişirilmiş ve yuvarlanan cisimlerle oynamaktan büyük zevk duymuştur.
Futbol başlığı altında bugün tüm dünyada oynanan ve oynandığı her yerde, milyonlarca insanı statlara ve televizyon ekranlarının başına çeken bu spor dalının beş yaygın türü bulunur:
1. AMERİKAN FUTBOLU
On bir kişilik takımlar arasında oynanan ve oval bir topu paslaşarak ya da elde taşıyarak karşı takımın kalesine ulaştırmak amacına dayanan futbol oyunudur.
Amerikan futbolu 19. yy.da ortaya çıkmış, ilk maç ABD�de "Princeton Üniversitesi" ile "Rutgers Gollege" arasında 1869�da yapılmıştır. Üniversiteler arası oyun kurallarının 1873�te belirlendiği Amerikan futbolu ancak 1875�ten sonra gerçek niteliğine kavuşmaya başlanmıştır.
Üniversiteler Arası Futbol Birliği (IFA)�nin 1876�da kurulmasından sonra, bir IFA üyesi olan Walter Camp, Amerikan futbolunda köklü değişiklikler yapmıştır. Oyun güvenliğini artırmayı amaçlayan bu kurallara rağmen sert bir oyun olan Amerikan futbolunda birçok kişinin yaralanması, hatta ölmesi nedeniyle başkan Roosevelt�in de teşvikiyle, kas gücünden çok hıza ve stratejiye önem veren yeni kurallar getirilmiştir. Bunu ABD üniversitelerindeki karşılaşmaları düzenlemek amacıyla 1910 yılında National Collegeate Athletic Assocation (NCAA)�nın kurulması izlemiştir. 1922 yılında kurulan Ulusal Futbol Ligi (National Football League; NFL), Amerikan profesyonel futbolunu yeniden örgütlenmiş olup günümüzde bu görevini sürdürmektedir. Amerikan futbolu, 109,80 m uzunluğunda ve 48,80 m genişliğinde, dikdörtgen bir alanda oynanır. Alanın kısa kenarlarının ortalarında kaleler yer alır. İki kale çizgisi arasında kalan bölüm 5 yarda (4,5 m) aralıklı paralel çizgilerle bölünmüştür. Bunun amacı, seyircilerin ve oyuncuların, bir takımın topu yeniden kazanması için gereken 9 m�nin tamamı veya bir kısmını aşıp aşmadığını görmektir.
Top, şişirilmiş kauçuk bir balonun üzerine deri ya da plâstikten bir kılıf geçirilerek yapılmıştır. Oval biçimli bu topun uzun ekseni 28-28,5 cm, kısa ekseni ise 17,9 cm civarında olup, ağırlığı 400-425 gr arasında değişir.
Oyuncular, oldukça sert bir oyun olan Amerikan futbolunda, darbe ve düşmelere karşı birçok parçayla donatılmış bir forma giyerler. Omuz yastıkları, böbrek yastıkları, kalça ve diz yastıkları yerlerine bağlanır. Eklemlere sarılan bantlar da burkulmaları önler. Hafif ayakkabılar, sıkı bir pantolon ve oyuncuların oyun içindeki görevlerini belirten numaralara sahip formalarla kıyafet tamamlanır. Deri ya da plâstikten yapılan ve önü kafes biçiminde olan yüz koruyucusu ve ağza takılan diş koruyucusu başa gelen darbeleri önler. Oyun, ikisi bir yarıyı oluşturan dört devrede oynanır. Topun oyunda kaldığı süre 60 dakikadır. Bu süre 15�er dakikalık dört devreye bölünmüştür. İkinci devreden sonra 15 dakikalık bir ara verilir. Oyun sırasında mola almak mümkündür. Oyun süresinin bitiminde her iki takımın da kazandığı sayılar eşitse, oyun 15 dakika uzatılabilir. Ancak, uzatma süresi içinde takımlardan birinin sayı kazanması ile oyun o anda sona erer.
Oyun, takımlardan birinin 35 yarda çizgisi üzerinde yaptığı ayak vuruşu ile başlar. Bu vuruştan sonra topun, başka bir oyuncuya çarpmadan karşı takımın 35 yarda çizgisine kadar gitmesi gerekir. Bu, karşı takıma topu yakalama şansı verir. Karşı takımın topu kapan oyuncusu, bir an önce vuruş yapan takımın kalesine ulaşmak amacıyla koşmaya başlar. Topu yakalayan takımın görevi; topu ileriye dört atakta en az 10 yarda, yani yaklaşık 9 m taşımaktır. 9 m ilerlenilirse, yeniden elde edilen dört hakla bir 9 m daha ilerlenebilir. Başarılamadığında top rakip takıma geçer. Hücum takımının amacı, rakibin kale çizgisini geçmektir. 9 m ilerlemenin iki yolundan biri, topu sıkıca eliyle kavrayan oyuncunun savunma tarafından durduruluncaya kadar ilerlemesi; diğeri ise, ilerde topsuz koşan yakalayıcıya topun havadan atılmasıdır.
Hücum, top yerde ve hareketsizken başlar. Dört hücum sonunda topu en az 10 yarda ileriye taşıyabilen takım yeniden kazanır, yoksa top karşı takıma geçer. Koşan oyuncuyu tutarak, yere savurarak, gövdeyle engelleyip yere düşürerek ya da oyun alanının sınırları dışına iterek durdurmak serbesttir.
Topun, karşı takımın kale çizgisinin ötesine taşınması "touchdown" olarak adlandırılır ve takıma 6 sayı kazandırır. Topun, karşı takımın kalesinin yatay direğinin üstüyle, yan direklerinin arasından ayak vuruşuyla geçirilmesi ise "fieldgoal" (alan golü) olarak adlandırılır ve 3 puan kazandırır. Bir diğer sayı kazanma yöntemi de, savunmayla ilgilidir. Hücum takımında, topu elde taşıyan oyuncu zorlanarak, kendi kale çizgisinin arkasında yakalanırsa savunma yapan takım 2 sayı kazanır, buna "sofety" (emniyeti kaptırma) denir. Bir de touchdown�dan sayı kazanan takıma, kale çizgisinin 2 yarda gerisinde küme dizilişi yapma hakkı tanınır. Bunda yapılan hücum ya da ikinci bir touchdown ile fazladan 1 sayı kazanılır.
Oyunun taktikleri koç (coach) tarafından plânlanır. Taktikçi bir koçun hem kendi takımının, hem de karşı takımın güçlü ve zayıf yönlerini iyi bilmesi gerekir. Amerikan futbolunda her oyuncunun oynadığı pozisyon özel beceri ister. Oyuncular oyundaki rollerine göre değişik isimler alırlar. Quarterbackler, oyun alanının generalidirler ve bütün hücumları başlatırlar. Linemenler, güçlü rakiplerinin hücumdaki yakalayıcıları engellemelerini önlemekle görevlidirler. Backler ise dümdüz koşmak ve engellemek amacıyla güçlü, iri, açıklardan koşmak amacıyla da küçük yapılı ve hızlı oyuncular olmak üzere, iki türlüdür. Bunun dışında savunma çizgi oyuncuları ikinci hat savunma oyuncuları, pass receivers (pas yakalayıcıları) ve safeties (geri emniyet oyuncuları) gibi oyuncular vardır.
Oyun sırasında, top oyun dışı kaldığında, oyun yeniden oyun dışı olduğu noktaya en yakın paralel çizgi üzerinde yapılan "küme dizilişi" ve "aktarma" ile sokulur.
Topla koşan bir oyuncuyu tekme atarak, dizle vurarak, çelme takarak düşürmek, kolun içi ile, yumruklu vurmak, top oyun dışı kaldıktan sonra koşan bir oyuncunun üzerine atlamak hatalı davranışlardır.
Hata yapan oyuncunun takımı, ceza olarak topu karşı takıma verir ve karşı takımın küme dizilişi hatanın ağırlığına göre 5, 10 ya da 15 yarda ileriden yaptırılır.
Karşılaşmanın yönetiminde bir orta hakem, bir yardımcı hakem, her devrede alanın yanında görev yapan bir yan hakem, bir alan gözlemcisi, bir çizgi hakemi ve bir sayı hakemi olmak üzere altı hakem görev alır.
2. AVUSTRALYA FUTBOLU
On sekiz kişilik takımlar arasında oynanan ve özellikle Avustralya�da çok ilgi gören bir futbol oyunudur.
Avustralya futbolu, H.C.A. Harrison tarafından 1850�li yıllarda Victoria�ya bağlı Melbourne�de geliştirilmiştir. Özellikle Victoria, Güney ve Batı Avustralya�da yaygındır. Oyunlar, Avustralya Ulusal Futbol Konseyi�nin yönetimi altında oynanır.
Oyun alanı oval biçimde olup, kısa ekseni 110-155 m, uzun ekseni 135-185 m�dir. 3 m çapında bir çember, oyun alanının ortasını belirler. Bu çemberi çevreleyen 45 m kenar uzunluğuna sahip bir kare vardır. Kaleler, alanın uzun ekseninin iki ucunda olup oval yay üzerinde dikilen dört direk ile belirlenmiştir. Bu dört direkten, ortadaki ikisi kale direkleri diye adlandırılır ve 6,40 m yüksekliğindedir. Yanlarda bulunan diğer iki direk ise arka direklerdir ve 4,20 m yüksekliğindedir. Orta direklerin önünde de kale karesi denilen 9 m derinliğinde çizgiler bulunur.
Top, Amerikan futbolunda kullanılan topun benzeridir. 454-482 gr ağırlığında, eni 57 cm, boyu 74 cm olan oval bir toptur. Oyuncular forma, şort, çorap ve ayakkabı giyerler.
Avustralya futbolu, 25 dakikalık dört devrede oynanır. Saha hakemi her devre başında ve gol atıldıktan sonra topu ortada zıplatarak oyunu başlatır. Her iki takımın ortada dizili dörder oyuncusu zıplayan topu kapmaya çalışırlar.
Avustralya futbolu hızlı bir oyundur. Bu oyunun kuralları oldukça azdır. Oyun, genellikle topa ayakla ya da yumrukla vurularak oynanır. Oyuncular topu her 9 m�de bir yere vurarak zıplatmak koşuluyla istedikleri kadar taşıyabilirler. Topu tutarak atmak yasaktır; ancak elle ve ayakla istedikleri gibi vurabilirler. Paslaşmalar ayak vuruşlarıyla olur. Topu yakalayacak oyuncular sıçrarlar, topu yakalayan oyuncunun engelsiz vuruş hakkı doğar. Topu taşıyan oyuncuya omuzla yüklenme ve belinden kavrama, normal engelleme yollarıdır. Oyuncuların arkadaşlarını yakından denetlemelerine izin verilir. Bir oyuncu, top taşıyan arkadaşının engellemesini önlemek amacıyla rakibini topa yaklaşık 4,5 m�den daha yakın olması kaydıyla engelleyebilir. Vuruş yapıldığında top yere çarpmadan oyun alanının dışına çıkarsa, topa en yakın bulunan oyuncu serbest atış hakkı kazanır. Top, eğer yere çarptıktan sonra dışarı çıkmışsa yan hakem topu oyuna sokar.
Hücum eden oyuncu topu havadan, yerden ya da aşırtma bir vuruşla hiçbir savunma oyuncusuna değdirmeden iki üç direk arasından geçirirse gol olur ve takım 6 sayı kazanır. İç ve dış direkler arasından geçen ya da iç direkler arasından bir oyuncuya geçen vuruş, arkada sayılır ve 1 sayı kazandırır. Eğer bir savunma oyuncusu yanlışlıkla topu kendi kalesine atarsa, hücum takımına 1 sayı verilir. Karşılaşma sonunda en çok sayıya ulaşan takım kazanır.
Oyunda yer alan 18 oyuncunun rolleri farklıdır. Yaratıcı ve atak olması gereken 3 forvet oyuncusu, ve 3 yarı forvet oyuncusu, çabuk ve seri olması gereken 3 orta alan oyuncusu, hücumları karşılayabilecek güçte 3 ileri savunma oyuncusu, savunmanın son hattını oluşturan 3 arka oyuncu, 1 top taşıyıcı ve 2 izleyici vardır.
Topun üzerine yatmak, rakibe topla vurmak, itmek, çelmelemek, top taşımak, kasten engellemek serbest atışla cezalandırılır. Hakemle serbest atış konusunda tartışarak vakit geçirmek gibi davranışlar ise atış noktasının 14 m ilerletilmesiyle cezalandırılır.
Karşılaşmaların yönetiminde bir başhakem, iki kale hakemi ve iki yan hakem görev alır.
3. GAL FUTBOLU
On beş kişiden oluşan takımlar arasında oynanan bir futbol oyunudur. Gal futbolunun Orta Çağ İngilteresinde yaygın bir oyun olan "me�lee"den türediği sanılmaktadır. Günümüzde en çok İrlanda�da ilgi görmekte, ABD�de de oynanmaktadır. Her yıl İrlanda�da şampiyon olan takım ABD�deki takımlarla karşılaşmalar yapmaktadır.
Oldukça sert bir oyun olan Gal futbolunun kuralları, 1885 yılında "Gal Spor Birliği" (Gaelic Athletic Association)�nin kurulmasıyla yeniden düzenlenmiş ve yumuşatılmıştır. Oyun alanı çimle kaplı olup 90x140 m boyutlarındadır. Sahanın iki ucunda, 6,4 m genişliğinde kaleler bulunur. Kalelerin önlerinde, bir kenarı 7,32 m olan kare biçiminde kale alanları vardır. Kale çizgilerinden yaklaşık 45 m uzaklıkta serbest vuruş çizgileri, birer tane de 19,2 m çizgileri vardır.
Gal futbolu topu, futbol topu gibi yuvarlak ve deriden olup; çevresi 68,5-73,6 cm arasında, ağırlığıysa 368-425 gr arasında değişir. Oyuncular, futboldaki gibi numaralı bir forma giyerler.
Gal futbolu 30�ar dakikalık iki devre hâlinde oynanır.
Oyuncular topu el ya da ayaklarıyla sektirerek sürerler ve havadayken yumruk ya da ayak vuruşuyla rakip kaleye gönderirler. Topu yerden almak, kendi kale alanı içinde olmak şartıyla yalnız kaleciye tanınan bir haktır.
Oyuncular topu tutup fırlatamazlar; elden ele geçirirler, topu yere çarptırarak birbirlerine pas verirler. Top eldeyken, atış yapılmadan ya da yere vurulmadan en fazla 3 adım atılabilir. Ele geçirilen top ancak bir kez yere vurulabilir ve yandaki oyuncuya verilir. Hücum oyuncuları toptan önce rakip kale alanına giremezler.
Topu kaledeki iki yan direğin arasından ve yatay direğin altından geçirerek ağlara ulaştırmak "gol" olarak nitelendirilir ve takıma üç puan kazandırır.
İki yan direğin arasından, ama yatay üst direğin üzerinden geçirmek ise takıma bir puan kazandırır. Gol yiyen takım kendi 19,2 m çizgisinden oyunu tekrar başlatır. Puanlardaysa bir savunma oyuncusunun kendi kale alanı içinden yapacağı bir vuruşla oyun başlamış olur.
Oyun sırasında rakip oyunculara çelme atma, itme, tekmeleme yasaktır. Sadece omuzla şarj yapmaya izin verilir. Faul olduğunda, yapıldığı yerden serbest vuruş kullanılır. Kale alanı içinde yapılan fauldeyse 12,8 m�den ayakla penaltı atılır.
Karşılaşmaların yönetiminde bir orta hakem, iki yan hakem ve kalelerin arasında da ikişer hakem olmak üzere toplam yedi hakem görev alır.
4. KANADA FUTBOLU
On iki kişilik takımlar arasında oynanan ve Kanada�da çok ilgi gören bir futbol oyunudur.
Kanada futbolunun temelini oluşturan Rugby, Kanada�ya 1860�lı yıllarda girdi. Kanada ve ABD okul takımları arasındaki maçlar iki tarafın oyun biçimlerinin birbirine benzemesine yol açtı. 1930�lu yıllarda da Montreal Mc Gill Üniversitesi koçu Frank Shaugnessy tarafından Kanada futboluna bugünkü biçimi verildi. Yüksek okul takımları arasında yapılan Grey Kupası karşılaşmaları çıkan anlaşmalıklar sonucu 1936�da kaldırıldı ve bundan sonra profesyonel takımlar ön plâna çıktı. 1956 yılında Kanada Futbol Ligi (CFL) oluşturuldu. 1966 yılından itibaren de CFL�de birinci gelen takıma Grey Kupası verilmeye başlandı.
Oyun alanı 100x59,47 m ölçülere sahiptir. Kale arkaları Amerikan futbolundakinden daha derindir.
Kanada futbolu 60 dakikadır. 15 dakika devre arası bulunur.
Kanada futbolunda 3 hakta yaklaşık 10 m ilerlenmesi gerektiğinden, Amerikan futboluna göre daha uzun paslara, daha uzun koşulara, sürpriz ve şaşırtmacalara dayanır. Ayrıca Amerikan futbolundan farklı olarak "emniyet yakalayışı" denilen engellemesiz yakalayış, Kanada futbolunda yoktur. Ancak engelleyiciler, yakalayıcıya top değene kadar ona yaklaşık 4,5 m�den fazla yaklaşamazlar. Oyunda top 20 saniye içinde kullanılmalıdır. Vuruşlar da mutlaka savunma tarafından yakalanıp geri getirilmelidir.
Oyuncuların saha içindeki görevleri Amerikan futbolundaki gibidir. Ancak Kanada futbolunda bulunan 12 oyuncu, hücum sırasında arka alanda yan adam (wide receiver), savunma sırasında da çizgi arkasındaki ilk bek (linebacker) ya da pas savunucusu (pass defender) olarak görev alır.
Bir serbest vuruş ile top savunmadaki takımın uç bölgesinde düşürüldüğünde, ayrıca en gerideki son bek (safety back) topu yakaladıktan sonra kendi uç bölgesinde rakip oyuncu tarafından tutulduğunda ya da çizgi dışına çıktığında hücum takımı bir sayı kazanır.
Karşılaşmaların yönetiminde yedi hakem görev alır.
5. KLÂSİK FUTBOL
On birer kişiden oluşan iki takım arasında oynanan ve oyuncuların, küre biçiminde şişirilmiş özel bir topu el ve kollarını kullanmadan rakip kaleye sokmasına dayanan spor dalıdır.
Futbol iki takım arasında dikdörtgen bir sahada oynanır. Oyuncular elleri dışında vücudunun diğer organlarıyla topa vurarak gol fırsatını kovalar. Genellikle oyuncular ayaklarını ve başlarını kullanarak topa vurur; sürerek ve pas vererek gole gider. Her takımda bir oyuncu gol savunucusudur. Bu oyuncu, kaleci, kendi oyun alanı içerisinde elle topa dokunmasına izin verilen o takımın tek sporcusudur.
Futbol bazı kuralları olan ve en az ekipman gerektiren, serbest akıcı bir oyundur. Oyun oynamak için ihtiyaç duyulan her şey bir saha ve toptan oluşur. Dünyanın birçok tarafında futbol, resmî olmayan, işaretlerle çizilmemiş sahalarda ve kalesiz oynanmaktadır. Birçok yerde yalın ayak, eski bez parçalarının yuvarlatılması veya gazetenin futbol topuna benzetilmesi ile oynanır. Dünyanın en popüler oyunudur ve her yaştaki insanlar tarafından yaklaşık 200 ülkede oynanmaktadır. Tüm dünya genelinde milyonlarca hayranı vardır. Sadece Amerika Birleşik Devletleri�nde futbol "soccer" olarak bilinir. ABD dışında ise futbol (football) olarak bilinir. Bu oyunun resmî adı da futboldur.
The Federation Internationale de Football Association (FIFA) dünya çapında futbolun yönetici gövdesidir. FIFA futbolun bütün alanlarını kontrol eder; profesyonel oyunlar, olimpiyat yarışmaları ve küçük yaş oyunlarıdır. Organizasyon bu sporun özel olaylarını da idare etmektedir ve uluslar arası olan ve dört yılda bir yapılan Dünya Kupası�nda, 32 ülke takımını birbiriyle yarıştırır.
FIFA kuralları futbol oyun alanının dikdörtgen olmasını belirtir. 90 ile 120 m uzunluğunda ve 45 ile 90 m genişliğinde olmalıdır. Oyun alanının her iki uçunda, 7,32 m genişliğinde ve 2,44 m yüksekliğinde dikdörtgen kaleler vardır. Kaleler metal veya plâstikten yapılır. Topu kalenin içinde tutmak için naylondan yapılmış fileleri bulunur.
Birçok sahada çizgiler kesin bir şekilde oyun alanında belirlenmiştir. Bunlar; penaltı bölgesi, kenar çizgiler ve çizgiler, korner vuruş çeyrek dairesidir. İki penaltı alanı en önemli yerdir. Sahada her iki uçta da kalelerin önünde bulunmaktadır. Bu alan kalelerin önünde 40.32 m genişliğinde ve 16.5 m uzunluğundadır. Kaleciler bu alan içerisinde ellerini kullanabilirler, Penaltı alanında sınırları aşarlarsa, her oyuncunun uymak zorunda olduğu genel kuralları takip etmek zorundadırlar. şayet bir oyuncu penaltı alanında rakip oyuncuya faul yaparsa, diğer takım penaltı atışı kazanır.
Kenar çizgileri ve çizgiler, oyun sahasında kesindir, ve çizgi dışındaki her alan oyun alanı dışıdır. Eğer bir takım topu yan çizgi sınırının dışına atar ise diğer takım topu oyuna taç atışı ile sokar. Bir taç atışı yapmak için oyuncu kenar çizgisinin dışından topu takım arkadaşına atar. Bu atış sırasında oyuncu ellerini kullanmak zorundadır. Topu iki eliyle başının arkasında tutar ve yan sınır çizgisini vücuduyla aşmadan topu atar. Eğer bu atış sırasında kurallar dışında bir yol izlenirse top karşı takıma geçer.
Topun kale yanındaki çizgilerin dışına çıkması durumunda topa en son dokunan takıma göre iki şey meydana gelir: Eğer kendi alanını savunmakta olan takım topa en son dokunmuşsa, diğer takım korner hakkı kazanır. Oyun alanının her dört köşesinde çeyrek daireden oluşan bir alan korner alanıdır ve rakip takım topu bu alandan oyuna sokar. Eğer atak yapmakta olan takım topa en son dokunan ekipse topu kullanma hakkı diğer takıma geçer.
Futbol oyununda her takım 11 oyuncudan oluşur. Burada önemli dört mevki bulunur; kaleci, defans, orta saha ve atak. Her takımın bir oyuncusu kaleci pozisyonundadır, fakat diğer oyuncuların pozisyonları değişebilmektedir.
Genellikle takımlarda 3 veya 4 defans oyuncusu bulunur. Bek oyuncuları kaleci ile rakip oyuncu arasında en son savunma çizgisi oluşturur. Defans oyuncularının önemli görevi topun kontrolünü kazanarak rakip takımın atağını bozmak ve gol atmalarını engellemektir. Bekler takımlarının atağa kalkmasını; topu diğer bölgeye sürerek, yüksekten atarak ve ileriye pas vererek yapmaya çalışırlar.
3 veya 4 oyuncu orta saha elemanı olarak bilinir veya yarı bektir. Orta saha oyuncuları geri ve atak arasında bağlantı kurarlar. Orta saha oyuncuları, pozisyonlarına bağlı olarak yarı bek gibi görev yapabilirler, hem defans hem de atak yapmak için özel yeteneklere sahip olmalıdırlar. Yarı bekler çoğunlukla sahanın her iki ucunda gidip gelirler.
Atak oyuncuları, gol atmakla sorumludurlar. Takımlar genellikle 2, 3 veya 4 atak elemanı ile oynar. Atak oyuncuları topu iyi kullanmalı, mükemmel pas vermeli ve çok hızlı olmalıdırlar. Takım dizilişi stratejiktir ve çeşitli sistemler vardır. Futbolun ilk yıllarında en çok kullanılan sistem 2 bek, 3 orta saha, ve 5 atak oyuncusundan oluşmaktaydı (2-3-5). Futbolun gelişmesiyle birlikte, takımlar defansa daha çok önem verdi. Modern futbol oyununda büyük bir çoğunluktaki takım 4-4-2 (dört defans, dört orta saha ve 2 atak) sistemini benimsemektedir. Diğer çok kullanılan seçenekler 3-5-2, 4-3-3 veya 5-3-2'dir.
Genç, yüksek okul ve kolej oyunlarında, oyuncu değişiklikleri istendiği kadar yapılırken, profesyonel oyunda sadece 3 oyuncunun değiştirilmesine izin verilir. Oyundan alınan bir futbolcu tekrar oyuna dâhil olamaz. Dayanıklılık futbolda en önemli unsurdur. Profesyonel bir oyun içerisinde futbolcular 13 km koşarlar, dururlar, tekrar koşarlar, hızlanırlar ve yönlerini çabukça değiştirirler.
Resmî olmayan oyunlarda oyunun süresi belirsizdir, fakat profesyonel oyunlarda 45'er dakika olarak ikiye bölünen 90 dakikalık zamanda oynanır (resmî genç oyunlarında zaman daha da kısadır). Devre arasında 15 dakikalık bir ara bulunmaktadır. Maç başlamadan önce hakem bozuk para atarak hangi takımın başlama vuruşu yapacağını belirler. Bozuk para atışında kazanan takım oynayacağı sahayı veya başlama vuruşunu seçer. Başlama vuruşu futbol oyun alanının ortasındaki noktadan yapılır ve atış yapılırken bütün oyuncular kendi sahalarında bulunmalıdır. Başlama vuruşu yapılırken orta alandaki iki oyuncu dışında hiçbir oyuncu topa dokunamaz.
Oyun boyunca top çizgilerin içinde kalır, fakat çizilen alanın dışına çıkar ise tekrar oyuna, taç atışı, kale vuruşu veya korner atışı olarak geri döner. Bu en son topun nereden ve kimin tarafından dışarı atıldığına göre değişir. Bir takım oyuncusu rakip oyuncuya faul yapar, oyuncuyu yaralarsa ve bir takım gol atarsa oyun durur.
Futbolda orta, iki yan ve 4. hakem olmak üzere dört hakem görev yapar. Yan hakemler ve 4. hakem orta hakeme yardımcı olmak için onu uyarırlar, maçın idaresini orta hakem sağlar. Yan hakemler iki farklı yarı sahada ve yüzleri sahaya dönük şekilde dururlar ve en son savunma oyuncusuyla aynı çizgide olmaya dikkat ederler. Yan hakemler, korner atışları sırasında kale çizisi ile aynı doğrultuda durarak bir topun kaleyi geçip geçmediğini kontrol ederler.
Hakem oyunu 10 ana nedenden dolayı durdurur: Eğer bir oyuncu kasten tekme atar, çelme takar, sert şarj yapar, vurur, tutar, iter veya tükürürse, topsuz alanda markaj yaparsa veya topa elleriyle dokunursa hakem oyunu durdurur ve diğer takım topu kullanma hakkını elde eder. Eğer bir oyuncu bu hareketlerden birini kale sahası içerisinde yaparsa diğer takım penaltı kazanır ve penaltı noktasından topu kaleye atar. Penaltı atışı yapılırken, rakip kaleci ve penaltı atışını kullanan oyuncu dışında bütün futbolcular kale sahası çizgisinin dışında dururlar ve penaltı vuruşu yapılmadan sahaya giremezler.
Oyuncular penaltı atışını kaleden 11 m uzaklıktaki penaltı atış noktasına topu koyarak yaparlar. Kalede sadece kaleci bulunur ve topa yalnız onun dokunmasına izin verilir. Penaltı atışları genellikle gol ile sonuçlanır, hakem atışın sonucu ne olursa olsun, atış sırasında kurallar dışında bir şey olursa atışı tekrarlayabilir.
Penaltı alanı dışında faul yapılırsa defans yapan takım topun 9.15 m gerisinde durmak zorundadır ve atış yapılmadan daha yakına gelemez. Penaltı alanı dışındaki fauller serbest vuruş ve direkt olmayan (indirect) fauller olarak iki kategoriye ayrılır. Serbest atışta top direkt kaleye gönderilebilir. Ancak direkt olmayan bir atışın gol sayılması için, vuruşu yapan oyuncu dışında, bir takım arkadaşının veya rakip oyuncunun daha topa dokunması ya da topun oyuncuya çarpması gerekir.
Futbolda, rakibe vurmak ve topa elle dokunmak kadar önemli bir kural da ofsayt (offside)�tır. Atak yapan takımın oyuncusu eğer, rakip takımın kalecisi ile savunma oyuncularının arasında ve kaleye en yakın (rakip kaleci dışında) futbolcu ise veya rakip kaleye o takımın oyuncularından daha yakınsa ve takım arkadaşından pas almışsa ofsayt olur. Eğer bir takımın oyuncusu topu rakip savunma ile aynı hizada veya onlara göre kaleden daha uzakta veya kendi yarı alanında alırsa ofsayt olmaz. Hakem ofsayta karar verirse düdük çalarak oyunu durdurur. Yan hakemler pozisyonun ofsayt olduğunu belirtmek için ellerindeki bayrağı sallayarak hakemi uyarır. Ofsayt durumunda defans yapmakta olan takım topu kullanma hakkını elde eder ve direkt olmayan atış yapar.
Birçok genç, amatör ve profesyonel ligde, maçlar beraber bittiğinde (eleme maçlarında), 30 dakikalık iki devre hâlinde 2 uzatma devresi oynanır. Altın gol kuralının geçerli olduğu maçlarda uzatmada ilk golü atan takım, gümüş gol kuralının geçerli olduğu maçlarda ise gol atılan uzatma devresinin bitiminde bir takım diğerinden üstün ise oyunu kazanır. Eğer uzatma dakikalarında eşitlik bozulmazsa, penaltı atışlarına geçilir. İlk 5 penaltı sonunda (bir takımın ardından diğer takımın atış kullanması şeklinde yapılır) bir takım diğer takımdan üstün ise maçı kazanır, eşitlik bozulmazsa bir takım atış kaçırana kadar penaltı atışları devam eder.
|