| Dünyada Kürek |
|
|
|
| Yazar Mustafa KOÇAK | |
| 13 04 2008 | |
|
İlk kez Romalılar ve Eski Mısırlılar tarafından kullanılmış olan küreğin tarihçesi M.Ö. 2. yy.a kadar inmektedir. Kullanıldığı ilk bölgeler ise Akdeniz ve Nil Nehri çevreleridir. Asur ve Mısırlılardan kalan kabartmalarda, üç kürekçili sandallar görülmektedir. Vikingler ise kürekle dünyayı ilk kez dolaşanlar olurken Ming Hanedanı döneminde aynı şeyi Çinliler tekrarlamışlardır. Çinliler çok eski çağlardan beri nehirlerde ve göllerde kürek yarışları düzenlemişlerdir ve hâlâ Güneydoğu Asya’da 25 m uzunluğunda, 27 kişiden oluşan ejderha tekneleri (dragon boat) ile festivallerde yarışılmaktadır. Eski Yunanlı yazar Thucydides, Romalı Cicero ve Levy de eserlerinde, çifte küreğin tanımını yapmışlardır. Büyük olasılıkla bu yarışlar, Panathenait ve Isthmian festivallerinde yer almaktaydı. Virgil ise bir eserinde bir kürek yarışını en ince detayına kadar anlatmıştır. Milâttan sonra 944 ile 975 yılları arasında yaşamış olan İngiltere kralı "Edgar The Peacefull", sıra dışı bir iş yaparak 973 yılında aralarında İskoçya kralı da bulunan, kendisine bağlılık yemini etmiş sekiz kişilik bir aristokrat ekibi oluşturmuş ve Edgar’ın dümenciliğini yaptığı bu krallar ekibi, Dee Nehri’nden Chester’daki Saint John Kilisesi’ne kadar kürek çekmişlerdir. Kürek sporunun tarihçesinde çok ilgi çekici başka bir olay ise çok daha eskiden, dünyanın bir başka köşesinde yaşanmıştır: Kürek, insanoğlunun denizlere açılmasıyla birlikte ulaşımın önemli bir parçası durumuna gelirken, tüccarlar, balina avcıları, balıkçılar ve kılavuzlar geçimlerini sağlamak için kürekten yararlandılar. Eski Çağın üç sıra kürekli gemileri, yerini zamanla yalnızca rüzgâra bağlı kalmamak için yapılan kadırgalara bıraktı. Boyları 35 metreye ulaşan bu gemiler, her oturağında üç kişi bulunan ve her biri tek bir kürek kullanan 150 kürekçi (galiot) tarafından yürütüldü. 16. yy.da kürekli teknelerde bulunan yolcuların kendi aralarında bahse girmeleriyle de yeni bir spor dalı olarak kürek sporunun temelleri atıldı. Eski çağlara uzanan tarihçesine rağmen, düzenli kürek yarışları organize edilmesi için uzun yıllar geçmesi gerekti. 01 Ağustos 1715 tarihinde, zamanın İrlanda asıllı ünlü komedyeni Thomas Dogett, Londra Köprüsü’ne bir ilân astı. Bu ilânda altı kişilik ekiplerle Londra Köprüsü’nden Chelsea’ye ödüllü bir yarışın düzenleneceği ve bunun her yıl tekrarlanacağı belirtiliyordu. On bin civarında katılımcı içinde uygun yarışmacıları seçmek ise ayrı bir sorun olmuştu. Kral I. George’un taç giymesinin birinci yıl dönümü için düzenlenen bu yarışta, Thames Nehri’nin kürekçileri becerilerini gösterme imkânı bulmuşlardır. İlk çifte kürek yarışı ise 1716 senesinde gerçekleşmiştir. Bu yarış da Londra köprüsü yakınındaki "The Old, Swam Pub"dan başlamış ve beş millik bir mesafeden sonra Chelsea’deki "The White Swam Pub"da bitmiştir. Bu yarış, günümüzde de devam eden en eski kayıtlı kürek yarışıdır. Yakın çağlarda İngiltere kürek yarışlarının en sık yapıldığı ülke olmuştur. Günümüzde dünyanın en çok tanınan kürek yarışı olan Oxford ve Cambridge yarışları, ilk olarak 10 Haziran 1829’da yapıldı. Bu ilk yarışın birincisi, 14 dakika 10 saniyelik derecesi ile Oxford Üniversitesi oldu. 1851’de ABD’deki Harward ile Yale üniversiteleri arasında düzenlenen yarışlar da kürek sporunun gelişmesinde önemli bir kilometre taşı olmuştur. Bacakları itmek suretiyle güç kazanılmasını sağlayan kızaklı oturakların ilk kez kullanılması ise 1857’de ABD’de oldu, onu 1871 yılında İngiltere izledi. 1892’de Fransa, Belçika, İtalya ve İsviçre tarafından, Uluslar Arası Kürek Dernekleri Federasyonu (Federation Internationale Des Socıetes D’Avıron; FISA) kuruldu. FISA, aynı zamanda kurulan ilk uluslar arası spor federasyonu oldu. 1896 yılındaki ilk olimpiyat oyunlarında ihmal edilen kürek sporu, 1900 yılından itibaren olimpik sporlar arasına katıldı. Ancak bu dönemde yapılan müsabakalarda birçok sorun yaşanmaktaydı. İkili, dörtlü, altılı, sekizli teknelerle yapılan yarışların belli bir standartta olmaması, tekne ve kürek donanımlarındaki farklılıklar önemli bir sorun oluşturmaktaydı. Modern olimpiyatların düzenleyicisi Pierre de Courbertin’in "sporların en güzeli" diye nitelediği kürek sporu, aristokratların yaptığı bir spor dalı olarak anılır. XIX. yüzyılda Oxford ve Cambridge üniversitelerinde okuyan asilzadelerin bu spora ilgi duyması, iki üniversite arasında yıllarca sürecek bir ezelî rekabetin de başlangıcı oldu. 1900 Paris Olimpiyat Oyunları’na alınmasından sonra kürek, olimpik bir spor hâline geldi. Bayanların bu yarışlarda resmî olarak yer alması ise ilk kez 1976 Montreal Olimpiyat Oyunları’nda gerçekleşti. Erkeklerde ilk Dünya şampiyonası 1962’de, Gençler şampiyonası 1967’de, bayanlarda ilk Dünya şampiyonası 1974’te düzenlendi. 14 tekne sınıfından oluşan yeni Olimpiyat Kürek Programı ilk kez 1996 Atlanta Olimpiyatları’nda uygulandı. Kürek Sporunda Donanımın Gelişim Belki de hiçbir spor dalı gelişimi süresince donanım konusunda kürek kadar büyük değişimler yaşamamıştır. İlk olarak 1845’te Oxfordlu mucit Clasper, tekneden dışarı doğru suyun üzerinde kalacak şekilde hafif çelikten dirseklerin üstüne yerleştirilmiş bir parça dizayn etti. Kendi ekseni etrafında belli bir açıyla dönen bu parçaya ‘ay’ ismi verildi. Küreğin dayanak noktasını (fulcrum) kaldıraç kolunu uzatan ve küreğin suyun içindeki kısmına verilen gücü arttıran ‘ay’ ve ‘dirsek’ kısa süre içinde İngiltere ve Amerika’daki tüm takımlarda kullanılmaya başlanmış, daha sonra da dünyaya yayılmıştır. 1856’da Matt Taylor, ilk omurgasız tekneyi inşa ederken, 1869’da kürek tarihinde en önemli buluş olarak nitelendirilen iki ray üzerinde hareket eden oturma yeri Walter Brown tarafından imal edildi. Oturak adı verilen bu raylı sistemin etkisi oldukça çarpıcıydı. Bu buluştan önce kürekçi bacaklarını yalnızca, sırt ve kollarının çalışması sırasında yerinde daha sağlam durmak için kullanmaktaydı. Ray ve oturağın icadı sayesinde kürekçiler, bacak kaslarının gücünü küreğe aktarma şansı kazanmışlardır. Oturaklı tekneler ilk defa 1872 yılında; modern kürek yarışlarının merkezi olan İngiltere’deki Henley Royal Regatta’da kullanıldı. Bu sistem sayesinde yarışlardaki süreler yarım ilâ bir dakika kısalmıştır. Bu gelişmelerin dışında kürek teknelerinin yapım ve donanımındaki ana ilkeler aynı kalmıştır. Değişmeler yalnızca tekne ve kürek yapımında kullanılan malzemelerde olmuştur. Ahşap tekne ve küreklerin yerlerini daha hafif olan plâstik modern malzemelerle yapılmış tekneler ve karbon elyaf kürekler almıştır. Günümüzde, hâlen modern teknolojiler kullanılarak daha hızlı gidebilecek tekne üretimi ve kürek biçimleri geliştirilmektedir. Ancak FISA (Uluslar Arası Kürek Federasyonu; Federation International des Societes D’Aviron), uluslar arası yarışlara girecek teknelerin belli standartlarda olmasını denetleyerek, teknolojik üstünlüklerin atletik yetilerden baskın çıkmasını engellemeye çalışmaktadır. Bu sayede son derece pahalı olan araştırma ve geliştirme çalışmalarını yapamayan ülkelere de Dünya şampiyonaları’nda rekabet olanağı sağlanmaktadır. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|