Anasayfa arrow K-L-M-N arrow Karate de iz Bırakanlar
Karate de iz Bırakanlar PDF Yazdır E-Posta
Yazar Mustafa KOÇAK   
09 04 2008

ALAGAŞ, Haldun
1970 yılında İzmit’te doğdu. 1990 yılında yıldızı parlayan Alagaş, 90’lı yıllarda üst üste Dünya ve Avrupa şampiyonalarında büyük başarılar kazandı. Bu performansını 2000’li yıllarda da sürdüren Alagaş, ülkemizin gelmiş geçmiş en başarılı karatecisidir.

ALPAY, Hakan
1953’te İstanbul’da doğdu. 1972’de karate çalışmalarına başladı. 1981’de Karate Federasyonu kurucuları arasında yer aldı. 1981, 82,85 ve 87 yıllarında Türkiye şampiyonu, 1984 ve 1987 Dünya Kupaları’nda kumite dalında dünya beşincisi, 1984’te Tokyo’da yapılan iki ayrı şampiyonada açık sıklet kumite birincisi oldu. Çeşitli tarihlerde uluslar arası antrenör kurs ve seminerlerine katıldı. 1995’te EKU Teknik Komite üyeliğine seçildi. Hâlen 5. dan kuşak sahibi olan Alpay, karate millî takım teknik direktörüdür.

BUĞUR, Veysel
1970’te Malatya’da doğdu. 1985 yılında Avrupa gençler şampiyonu oldu. 1987 yılında Dünya Kupası şampiyonası’nda 3.lük elde etti. 1992 yılında dünya şampiyonluğuna ulaştı ve 1993 Akdeniz Oyunları’nda bronz madalya kazandı.

ÇELİKTÜRK, Atilla
1955 yılında İstanbul’da doğdu. Karate sporuna 1970’te başladı. İstanbul ve Türkiye şampiyonlukları olan Çeliktürk, İlk millî takımda yer aldı. 1985 yılında karate millî takım antrenörlüğüne getirildi. Avrupa ve dünya şampiyonu birçok sporcu yetiştirdi.

DURNA, Halil
1962 yılında İstanbu’da doğdu. Gençliğinde güreş sporuyla uğraştı. 3 yıl Kâğıthane güreş ağalığı yaptı. 4 yıl Geleneksel Spor Federasyonu Yönetim Kurulu üyeliğinde bulundu. 2000’de Karate Federasyonu başkanlığı’na seçildi.

FIRAT, Nurhan
1970 yılında Erzincan’da doğdu. 1993 Avrupa Karate şampiyonası’nda açık sıklette altın, 1995 Avrupa şampiyonası’nda bronz madalya kazandı. Nurhan Fırat, son dönemin başarılı karatecilerindendir.

HANCI, Enver
1939 yılında Siverek’te dünyaya geldi. 23 yaşında judoya başladı ve Amerika Birleşik Devletleri’nde devam etti. Kempo karate uzmanı oldu. San Antonio, Alabama ve Nebraska’daki müsabakalarda açık sıklette dojolar arası ikincilik ve üçüncülük kazandı. Antrenör olarak çalıştı. Judo ve Tekvando Federasyonunda çeşitli görevlerde bulundu.

HIGAONNA, Kanryo
Naha Te ustası. Kanryo Sensei Mart 1853’te Japon Satsuma ailesinin işgali altında olduğu dönemlerde Naha, Okinawa’da doğdu. Kanryo Sensei "Machu" diye adlandırılan küçük bir çocuktu. Fakat ufak yapılı olmasına rağmen, hareketleri çok hızlıydı ve vücudu aşırı kaslıydı. Machu, neredeyse çocukluk çağında dövüş sanatlarına büyük ilgi gösterdi. 16 yaşında Çin kemposu (Çin orijinli bir dövüş sistemi) öğrenmeye başladı, genç dövüş sanatları ustasının, hocasınınkiyle karşılaştırıldığında usta sayılabilecek bir seviyeye ulaşması fazla zaman almadı. 1867’de Kanryo Sensei Okinawa’dan ayrıldı ve Foochow’a (Çin şehri) yelken açtı, Higaonna orada Çinli Kempo ustası Ryu Ryuko ile karşılaştı. Usta Ryu Ryuko, Higaonna Sensei’in azminden çok etkilendi ve onu özel müridi olarak kabul etti. Higaonna Sensei’nin, Okinawa’ya dönmeden önce yaklaşık 14 sene Usta Ryu Ryuko’nun müridi olarak kaldığı söylenir. Çin’den dönüşünden sonra Higaonna Sensei öğrencilerine Çin kemposunun sert ve yumuşak versiyonlarını öğretmeye başladı. Eğitim yöntemi, Çin’de aldığı eğitimi aratmayacak denli sertti ve saatler süren koşular ve güç egzersizlerini de içeriyordu. Başlayanlardan pek azı uzun süre devam ediyordu. Higaonna’nın öğrencileri arasında ShitoRyu’nun kurucusu Kenwa Mabuni, GojuRyu’nun kurucusu Chojun Mıiyagi ve ChitoRyu’nun kurucusu Tsuneyoshi Chitose’yi sayabiliriz. Mabuni, Usta Higaonna’nın öğretilerini, Usta Itosu’nun öğretileri ile birleştirerek ShitoRyu stilini kurmuştur. Usta Higaonna, NahaTe’yi modern Çin sanatıyla sistemleştirmiş ve böylece bu sanata Tote (ToDe), yani "Çin Eli" denmiştir. Usta Higaonna 23 Aralık 1915’de vefat etmiştir.

ITOSU, Yasutsune
ShuriTe ustası. 19. yüzyılın en saygı duyulan karatedo ustasıdır. Shuri, Okinawa’da doğdu. Itosu karate devleri Sokon "Bushi" Matsumora (ShuriTe) ve Kosaku Matsumora (TomariTe) nezaretinde çalıştı. Itosu’nun lâkabı Anko’yu, at şeklinde yürüyüşünden aldığı rivayet edilmektedir. Her gün kraliyet mezarları arasından yürüdüğü ve yolu çevreleyen bu taştan duvarlarda yumruklarını çalıştırdığı söylenir. Kollarının, bacaklarının ve ellerinin yüksek gücüyle ünlüylü. Öyleki, Shotokan stilinin kurucusu Gighen Funokoshı, ‘Karatedo, Yaşam Yolum’ kitabında Usta Itosu’dan büyük bir saygıyla bahseder ve kalın bir bambu sapını mengene gibi kavrayışıyla kolayca kırabildiğini, sadece kaslarını sıkarak vurulan darbeleri vücudundan geri sektirebildiğini anlatır. Itosu, vücudun en sert yumruklara dayanabilecek şekilde eğitilmesi gerektiğine inanırdı. Itosu’nun geleneğinde, karateka güçlü bir vücut ve ruh geliştirmek için yoğun bir şekilde çalışırdı. Karatenin altın çağı sayılan yıllarda Okinawa’nın en itibarlı karatedo hocalarından biriydi. Pek çok öğrenci yetiştirdi. Bunlar arasında Gighen Funokoshı, Kenwa Mabuni, Chotoku Kyan, Choki Motobu, Kentsu Yabu, Choshin Chibana, Chomo Hanashiro, Moden Yabiku, Kanken Toyama, Shinpan Shiroma, Anbun Tokuda gibi bugünkü modern karateye damgasını vuran pek çok isim vardır.

KOŞAR, Hakkı
1943 yılında İstanbul’da doğdu. Spora öğrenimini yaptığı Harp Okulunda atletizm ile başladı. 100 ve 200 metre koştu, üç adım atladı. Daha sonra judoya ve karateye yöneldi. Judoda millî formayı giydi. 1969 yılında, judo çalışmaları ile birlikte karateyi de bilimsel olarak izleyen Hakkı Koşar, 1970 yılında İtalya’da judo turnuvasına katılan millî takımda yer aldı ve burada karate sınavına girip "kara kuşak" sahibi oldu. Türkiye’ye döner dönmez karate çalışmalarına yöneldi ve birçok öğrenci yetiştirerek karateyi ülkemizde geliştirdi. "Türkiye Amatör Karate Organizasyonu" TAKO’yu kuran Hakkı Koşar, 1977 yılında A Kategorisi Uluslar Arası Hakem belgesi aldı. Aynı yıl Japonya’da yapılan Dünya şampiyonası’nda görevlendirilen Hakkı Koşar, 1978 yılında da Avrupa Karate Federasyonu EKU Teknik Komitesine seçildi.

KOŞAR, Meltem
1969 yılında İstanbul’da doğdu. 4 yaşında iken babası Hakkı Koşar’ın teşvikiyle karateye başladı. 1981-1985 yılları arasında üst üste Türkiye şampiyonlukları kazandı. Millî formayı 10 kez giydi. 1988 Balkan şampiyonu oldu.

MATSUMURA, Sokon
ShorinRyu’nun kurucusu ve atası kabul edilir. Matsumura 1809 yılında Okinawa’nın Shuri kasabasında doğmuştur. Kısmen Çinlidir. O tarihlerde adet olduğu üzere babasının isteği üzerine oldukça küçük bir yaşta ‘ToDe’ Sakugawa tarafından karate öğrencisi olarak kabul edildi. Rivayete göre Sakugawa, Matsumura’ya blok almasını öğretmek için onu kolları serbest kalacak şekilde bir ağaca bağlayıp yumruklardı. Sakugawa, Matsumura’yı kabul ettiğinde 78 yaşındaydı ve ustası ölene kadar Matsumura ondan dersler almaya devam etti. Matsumura Okinawa’nın kraliyet ailesi olan Sho ailesinin hizmetine alındı ve kısa bir sürede Okinawa kralının koruması oldu. Okinawa kralının hizmetinde iken elçi olarak defalarca Çin’in Fukien kentine gitti. Bu seyahatleri esnasında Shaolin stili Çin boksu olan kempoyu çalıştı. Buradan aldığı bilgilerle de Okinawa karatesinde düzenlemeler yaptı. Matsumura bir süre de Shuri kentine Çin’den diplomat olarak gönderilen Channan isimli bir ustadan dersler aldı. Bugün pekçok stilde örnekleri bulunan Pinan katalarının temelini, Matsumura’nın bu ustadan öğrendiği Channan I ve Channan II katalarını oluşturduğu söylenir. Usta Matsumura, Ason adındaki Çinli bir ustadan öğrendiği Naifanchi katasını temel alarak Naihanchi Shodan ve Nidan katalarını oluşturmuştur. Matsumura’nın öğrencileri arasından Anko Itosu ve Yasutsune Azato’yu sayarsak karatenin gelişimine olan katkısını daha iyi anlatmış oluruz. Naifanchi Shodan ve Nidan, Bassai Dai, Chinto, Gojushiho, Kusanku (Kosokun), Hakutsuru katalarını karateye sokmuştur. Bu katalar Shorin Ryu’nun temelini oluşturur. Matsumura’nın karate üzerindeki etkisi günümüzde hâlâ sürmektedir. Bugün Usta Matsumura’nın etkisini taşıyan karate stilleri arasında ShorinRyu, ShitoRyu ve ShotokanRyu’yu sayabiliriz.

MOTOBU, Choki
Karatedo’nun kurucusudur. Usta Choki Motobu, Okinawa’nın eski başkenti Shuri’nin Akahira köyünde, ailesinin üçüncü oğlu olarak doğmuştur. O tarihlerde ailenin bütün eğitim imkânları ve imtiyazları ilk oğlan çocuğuna ayrılırdı. Bu yüzden Choki Motobu, ailenin üçüncü oğlu olarak oldukça ihmal edilmiştir. Kraliyet soyuna mensup olan Motobu ailesi, aile sanatları olan Gotente’yi (Okinawalı soylu ailelerin babadan oğula öğrettiği yakalama ve boğuşma ağırlıklı bir dövüş sanatı) yine aynı sebepten sadece en büyük oğulları Choyu’ya öğretmişti. Usta Motobu’nun gençlik yılları belki de ailesinin bu tavrı nedeniyle oldukça sorunlu geçmiştir. Çevresinde oldukça belâlı ve kavgacı biri olarak bilinirdi. Gighen Funokoshi onun için "Hiçbir zaman bir sonraki hareketinin ne olacağını bilemezsiniz." derdi. Güç kazanmak için sürekli olarak ağır kayaları kaldırarak ve saatlerce makiwara (bir tür ağaç)’ya vurarak çalışırdı. Olağanüstü sıçrama kabiliyetinden ve kaslarını çok hızlı hareket ettirebildiğinden Okinawalılar ona ‘Motobu Zaru’ (Maymun Motobu) lâkabını yakıştırmıştı. O devrin ortalama Okinawalılarına göre oldukça iri sayılabilecek bir yapıdaydı ve adanın en güçlü adamı olmaya kararlıydı. Kısa bir süre sonra Usta Yasutsune ‘Anko’ Itosu’nun öğrencisi olarak kabul edildi. Fakat Motobu geceleri Naha’nın en belâlı mahallelerinde, serserilerin çokça bulunduğu eğlence yerlerinde dolaşır ve iri yarı, güçlü görünümlü adamlara sataşıp kavga çıkararak tekniklerini sınardı. Usta Itosu’nun, öğrencisinin kabadayı tavırları ve aldığı eğitimi kötüye kullanmasından duyduğu hoşnutsuzluk onu dojosundan kovmasına neden oldu. Saldırgan davranışları nedeniyle hiçbir hoca Motobu’yu öğrenciliğine kabul etmiyordu. Sadece bir kişi onun gösterdiği cesaretten hoşlandı ve karate öğrencisi olarak kabul etti. Bu adam, TomariTe ustası Kosaku Matsumora’dır. Matsumora, Motobu’ya pek çok kata öğretti. Choki Motobu’yu asıl üne kavuşturan olay ise 1921’de Japonya’ya taşınmasından kısa bir süre sonra, kendisinin yarı yaşında batılı bir boksörle yaptığı dövüşte kazandığı zaferdir. O tarihte Motobu 50 yaşındaydı ve Japonya’nın en büyük dövüşçüsü kabul ediliyordu. Devrin karate hocaları öğrencilerine Motobu’dan kumite dersleri almalarını salık verirlerdi. Hayatının son yıllarında Usta Motobu, antrenmanlarda geleneğin önemine inanmaya başladı ve katada da kumitede olduğu kadar ustalaştı. 1944 yılında 73 yaşında mide rahatsızlığı nedeniyle vefat etti. MotobuHa ShitoRyu kelime anlamı olarak Motobu’nun ShitoRyu’su demektir. Usta Motobu Osaka’da iken Kosei Kokuba’nın Seishinkai dojosunda dersler vermiştir ve Kosei Kokuba, Usta Motobu’nun onuruna Seishinkai’de öğretilen karateye MotobuHa ShitoRyu adını vermiştir.

ORAL, Alev
1950 yılında Ankara’da doğdu. Karateye 1970 yılında başladı. İktisat doktoru olan Oral’ın kata dalında İstanbul ve Türkiye şampiyonlukları vardır. Millî formayı da giyen Oral, millî takım antrenörlüğü yaptı ve federasyon yönetim kurulunda görev aldı.

ÖZSERT, Ferhat
1951’de İstanbul’da doğdu. Spora 16 yaşında Uzak Doğu sporları ile başladı. Uluslar arası turnuvalarda çeşitli dereceler elde etti

 
< Önceki   Sonraki >

Morpa Spor Ansiklopedisi

Üye Girişi






Kayıp Parola?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun