| Fair Play |
|
|
|
| Yazar Mustafa KOÇAK | |
| 13 04 2008 | |
|
Fairplay, sporda centilmenlik olayı olarak tanımlanır. Bu ise, spor yarışmalarında kişilerin kendi egoizimlerini aşarak, özveriden ödün vermeksizin, doğrudan yana bulunmada gösterilen beceridir. Sporda centilmenliği kıymeti, özellikle profesyonellik ilerledikçe daha fazla ön plâna çıktı. Uluslar Arası Olimpiyat Komitesi, 1930’lu yıllardan itibaren fairplay ödülü vermek üzere her federasyondan adaylar istedi. Gerçek ve ciddî fairplay atılımı ise, Uluslar Arası Fairplay Komitesi’nin kurulmasıyla başladı. Bu komiteye seçkin spor adamları, Uluslar Arası Spor Federasyonları, Millî Olimpiyat Komiteleri ve Millî Fairplay Komisyonları üye oldular. Komite, bir statü hazırladı, sponsorlar temin etti ve organizasyonu yürütmeye başladı. Hâlen 197 üyesi bulunan Uluslar Arası Fairplay Komisyonu, spor dünyasının bu en önemli olayında bir numaralı yer işgal etmektedir. Türkiye Millî Olimpiyat Komitesi, 1981 yılında bünyesinde ilk defa bir fairplay komisyonu oluşturdu ve o yıl fairplay ödülü için araştırma yaparak, genç bir yelkenciyi bu ödüle layık gördü. 1983 yılından itibaren de, Türkiye de, fairplay ödülü kazanan sporcuları, Uluslar Arası FarirPlay Komitesi’ne göndermeye başladı. 1982 yılında millî fairplay ödülünü, 15 yaşında Varol Hepaguslar adlı sağır ve dilsiz bir yelkenci kazandı. Bu sporcu, Balkan şampiyonası’nda yanlış yola sapan Yunanlı rakibini ikaz ederek, ona doğru yolu göstermişti. 1983 yılı, fairplay bakımından Türkiye’nin ilk büyük başarı yılıdır. Konya Amatör 1. Küme Futbol takımlarından Derbentspor’un 23 yaşındaki kalecisi İsmet Karababa, takımının maçı kaybetmesini göze alarak gol kararında tereddüte düşen hakeme topun kale çizgisini geçtiğini söyleyerek bu davranışından ötürü millî fairplay ödülüne lâyık görüldü. Uluslar Arası Fairplay Komisyonu nezdinde ödüle aday gösterilen Karababa fairplay’in en büyük ödülü olan 1983 Fairplay Trophy’sini kazandı ve bu ödülünü Paris’te törenle aldı. Aynı yıl millî fairplay ödülünü, Akdeniz bisiklet turunda kendisi hastalanınca, bisikletini vitesi arızalanan Yunanlı rakibine veren Konya bölgesinden Ömer Ali Erikçi kazandı. Erikçi bu davranışıyla, Uluslar Arası Fairplay Komitesi tarafından da tebrik mektubuyla ödüllendirildi. 1988 yılında hiçbir maçta sarı ve kırmızı kart görmeyerek millî fairplay ödülünü kazanan Konya Spor Genç Futbol Takımı, Uluslar Arası Fairplay Şeref Diploması’yla ödüllendirildi. 1990 yılında ise hakemleri kendi lehine yanılgıdan kurtaran atıcı Alp Kızılsu ile, yarışmada aslında kendisinin değil, rakibinin birinci olduğunu söyleyerek sonuca itiraz eden yüzücü Ekrem Çevik, hem millî fairplay ödülünü kazandı, hem de Uluslar Arası Fairplay Komitesi tarafından tebrik edildi. 1992 ve 1993 yılları, Olimpiyat Komitesi bünyesinde fairplay çalışmalarının yoğnluk kazandığı yıllardır. Türkiye Fairplay Komisyonu, yurt dışında ilk fairplay sempozyumuna 1991’de Prag’da katıldı. 1993 yılında ise, TMOK Yönetim Kurulu’nun onayıyla yeni bir statü içerisinde ve Olimpiyat Komitesi’nin şemsiyesi altında Türk Fairplay Konseyi kuruldu. Konsey, Türkiye’yi 22-24 Ekim 1993 tarihlerinde Hollânda’nın Naarden kentinde düzenlenen Fairplay Avrupa Konferansı’nda temsil etti, Erdoğan Arıpınar ikinci başkanlığa seçildi. 1995 yılında ise Avrupa Fairplay Birliği’nin 1. Genel Kurul toplantısı İstanbul’da yapıldı. Türkiye Millî Olimpiyat Komitesi Fairplay Konseyi, 1992 yılını değerlendirirken 3 sporcuyu ödüle lâyık gördü. Bu sporculardan Türkiye-Çekoslavakya Avrupa Genç Takımı eleme maçında Türkiye lehine yanlışlıkla yazılan 3 sayıyı sildiren (millî takımımız bu maçta bir basketle yenilerek final şansını kaybetmişti) basketbolcu Nur Gençer, Uluslar Arası Fairplay Komisyonu tarafından da 1992 Şeref Diploması’yla ödüllendirildi. 1993 yılında ise Uluslar arası Olimpiyat Komitesi Fairplay Komisyonu fairplay ödülüne gol atmak yerine sakatlanan kaleciye yardım eden 2. Amatör Küme takımı Kırklarelispor’da oynayan futbolcu Naim Atlı ile fairplay düşüncesinin dünyanın her yerinde tanımını yapan Dr. Tarık Özergin’i lâyık gördü. 1994 yılı Türkiye fairplay büyük ödülü, kazandığı Avrupa şampiyonluğu madalyasını bir trafik kazasında vefat eden rakibi Murat Canbaş’ın ailesine veren Yunanlı cimnastikçi Loannis Melissanidis’e verildi. 2001 yılında Avrupa Fairplay Birliği, 2001 yılı Avrupa Fairplay Ödülü’nü, Türkiye Millî Olimpiyat Komitesi Başkanı ve Uluslar Arası Olimpiyat Komitesi Üyesi Sinan Erdem’e verdi. Birlik ödülün verilme nedenini şöyle açıkladı: "Erdem, ülkesinin sporuna ve dünya sporuna hizmet ederken, Türkiye’de fairplay ruhunun yerleşmesi için büyük çaba harcamış, fairplay çalışmalarına büyük destek vermiştir. Sporculuk hayatındaki kariyerinde de örnek davranışlarıyla saygı duyulan Erdem’e, 2001 yılı EFPM Avrupa Fairplay Ödülü’nün verilmesine ittifakla karar verilmiştir. Kendisini kutlarız." Uluslar Arası Olimpiyat Komitesi (IOC) tarafından 5 kıtada kadınların spora katılımları konusunda öncülük eden ve örnek kişi ve kurumlara verilen "Kadın ve Spor 2002" ödülünü Türkiye Millî Olimpiyat Komitesi (TMOK) tarafından aday gösterilen ilk bayan FIFA kokartlı hakemimiz Dr. Lâle ORTA kazandı. IOC, 2003 Yılı Sporda Mükemmellik Ödülü’nün, Türkiye Millî Olimpiyat Komitesi Yönetim Kurulunun aldığı kararla, Türkiye Futbol Federasyonuna verilmesi uygun görüldü. TMOK’nin bu kararıyla Türkiye Futbol Federasyonu, uluslar arası alanda 2003 yılının en büyük spor ödülünü almış oldu. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|