O-Ö-P-R
Olimpiyatlar
Modern Olimpiyat Oyunları(Yaz Oyunları) | Modern Olimpiyat Oyunları(Yaz Oyunları) |
|
|
|
| Yazar Mustafa KOÇAK | |
| 13 04 2008 | |
|
"Dünyada barışın ve sevginin sağlanabilmesi için, bütün insanların birbirlerine saygı duymaları gerekir. Bunun için de birbirlerini tanımalıdırlar." Bu düşüncenin sahibi Fransız Baron Pierre de Coubertin, bunu gerçekleştirebilmenin de, ancak dünyanın dört bir tarafından gelecek olan sporcuların, büyük bir organizasyonla bir araya getirilmesi sonucu mümkün olabileceğini savunmaktaydı. M.S. 392 yılında kaldırılan Olimpiyat Oyunları’nın, 1500 yıllık aradan sonra, tekrar düzenlenmesi fikri de böylece, ilk kez 1892 yılında, Baron Pierre de Coubertin tarafından ortaya atılmış oluyordu. Çünkü Coubertin’in sözünü ettiği o büyük organizasyon, Antik Yunan Olimpiyatları’nın dünyaya mal edilerek tekrar canlandırılmış şekliydi. 1894’te, Coubertin’in öncülüğünde, Uluslar Arası Olimpiyat Komitesi CIO (Comite Internationale Olimpique) kuruldu ve aynı yıl 23 Haziran’da Paris’te toplanan komitede alınan kararla, ilk modern olimpiyatların 1896’da Yunanistan’da yapılmasına karar verildi. Rahip Didon tarafından ortaya atılan "daha hızlı, daha yüksek, daha güçlü" anlamlarına gelen Lâtince "Citius-Altius-Fortius" sözcükleri de olimpiyatların ilk simgesi olarak kabul edildi. Yapılacak olan modern olimpiyatlarda, eskilerden farklı olarak bazı kararlar alındı. Buna göre; oyunlarda bayanların da yer alması, pek çok yeni branşın eklenmesi, oyunların bütün dünya sporcularına açık olması ve her dört yılda bir yapılacak olan oyunların her birinin farklı ülkelerin şehirlerinde yapılmasına karar verildi. Böylece, olimpiyatlar tek bir ülkenin tekelinden çıkarak, bütün dünyaya mal edilecekti. Ancak büyük umutlarla başlatılan olimpiyatlar, uzun bir süre amacına uygun şekilde yapılamadı. 1896 Atina, 1900 Paris ve 1904 St. Louis Olimpiyatları, başarılı olamayarak bir panayır havasında geçti. 1896 Atina Olimpiyatları (Yunanistan) İlk Modern Olimpiyat Oyunları 5 Nisan 1896’da, Yunanistan Kralı II. Georgias’ın koruması altında, Atina’da törenlerle açıldı. 13 ülkeden 285 sporcunun katıldığı bu ilk olimpiyatlarda, sporcuların 230’u Yunanlıydı. Oyunlara katılan diğer ülkeler ve sporcu sayıları: Almanya 19 sporcu, Avustralya 1, Avusturya 4, Bulgaristan 1, Şili 1, Danimarka 4, ABD 14, Fransa 19, İngiltere 8, İsveç 1, İsviçre 1 sporcu. Toplam 10 spor dalında 43 madalyanın dağıtıldığı oyunlarda, pek çok branşta da yarışmalar, hava şartları ya da başka nedenlerden dolayı yapılamadı. İlk olimpiyat altın madalyası, üç adım atlama 13.71 m’lik atlayış yapan Amerikalı James Conolly’nin oldu. Atina Olimpiyatları’nda yüzme yarışları Pire Limanı’nda yapılmış, ancak deniz suyunun çok soğuk olması nedeniyle Amerikalı ve Avustralyalı yüzücüler, yarışlardan çekilmek zorunda kalmışlardı. 1900 Paris Olimpiyatları (Fransa) Parisli bürokrat ve yöneticiler tarafından üstlenilen organizasyon, aynı yıl Paris’te yapılan Dünya Fuarı’nın bir parçası olarak görülmüş ve olimpiyatlar bir panayır havasında düzenlenmişti. Paris’te bir atletizm pisti bulunmadığından, parkta yapılan atletizm yarışmalarında; atletler ağaçların arasında yollarını kaybetmişlerdir. Bir başka atletin savurduğu çekicin ağaçların arasında kaybolması nedeniyle, derecesi belirlenememiştir. Paris Olimpiyatları, bayan sporcuların katıldığı ilk olimpiyatlardır. İlk altın madalyayı kazanan bayan sporcu, İngiliz tenisçi Charlotte Cooper’dir. 904 St. Louis Olimpiyatları (ABD) 390’dan fazla yarışmanın düzenlendiği St. Louis Olimpiyatları’nın, 4 ay gibi uzun bir süre devam etmesi, oyunlara ilgiyi azaltmış, madalyaların çoğunu Amerikalı sporcular kazanmışlardır. 9 ülkenin katıldığı atletizm, en fazla ilgiyi gören spor dalı olurken, atletizmi 4 ülke ile yüzme ve eskrim izlenmiştir. Cimnastiğe 3, haltere ise 2 ülke katılmıştır. 23 yarışın 22’sinde altın madalya kazanan Amerikalıların kaybettikleri tek yarış ise, modern olimpiyatlarda ilk ve son kez yer alan "56 librelik (25 kg 368 gr) gülle atma" yarışı olmuştur. ABD’li George Eyser sol bacağı tahta protez olmasına rağmen 6 madalya kazanmıştır. Daha önceki oyunlarda kazanan sporculara madalya ve taç verilirken; ilk üç dereceyi kazananlara altın, gümüş ve bronz madalya verilmesi uygulaması bu organizasyonda başlamıştır. 1908 Londra Olimpiyatları (İngiltere) İlk kez, düzenli olarak spor kuruluşlarının denetiminde, amaca uygun yapılan olimpiyatlar. 1908 Londra Olimpiyatları oldu. 22 ülkeden 36’sı bayan, 2059 sporcunun katıldığı bu olimpiyatlarda, 17 ayrı spor dalında 199’dan fazla madalya dağıtıldı. Yarışmalarda Anglosaksonlar, tartışmasız bir biçimde üstünlük sağlamışlardı. Atletizm yarışları, Amerikalı, İngiliz ve Güney Afrikalı beyaz sporcuların tekelindeydi. Güreşte de zafer İngiliz ve Amerikalı yarışçıların olmuştu. Futbol ve çim hokeyinde de şampiyonluklar İngilizlerindi. Bisiklet ve kürek yarışmalarında da durum aynıydı. Atıcılık dalında, hareketli geyik vurma yarışmasında 60 yaşındaki Oscar Swahn olimpiyat altını kazanan en yaşlı sporcu oldu. 1912 Stockholm Olimpiyatları (İsveç) 29 haziran22 temmuz tarihleri arasında büyük bir özenle düzenlenen olimpiyatlarda, çeşitli spor dallarının uluslar arası federasyonları, oyunlar sırasında elde edilen dereceleri ilk dünya rekorları olarak kabul ettiler. Atletizm yarışmalarında tabanca ile start verilmesi lik kez Stockholm Olimpiyatları’nda gerçekleştirildi. Olimpiyat Oyunları’nda o güne kadar ilk kez görülen ırkçılık, Stockholm Olimpiyatları’nda iki atletin harcanmasına neden oldu. Atletlerden birinin madalyası iptal edildi ve bir diğerinin de yarışması engellendi. Amerikalı, Kızılderili atlet Jim Thorpe, pentatlon ve dekatlon yarışmalarında olağanüstü dereceler elde ederek şampiyon oldu. Jim Thorpe, ülkesine döndükten sonra, yıllar önce bir kasaba takımında bir günlük yevmiyesine karşılık bir beyzbol maçı oynaması nedeniyle, Amerika Millî Olimpiyat Komitesi tarafından profesyonel ilân edilerek madalyaları elinden alındı ve olimpiyat kütüklerinden ismi silindi. Bir başka ilginç olay, atletizm yarışmasında oldu. 100 m finalinde beş Amerikalı ile bir Güney Afrikalı atlet yarışacaklardı. Yarışın en büyük favorisi Amerikalı zenci Howard Drew idi. Amerikan Atletizm Takımı’nın antrenörü, Amerikalı atletlerden birinin şampiyon olacağını anladığında, şampiyonun bir beyaz olması için, yarışın başlama saatinden önce Drew’i soyunma odasına kilitleyip yarışa çıkmasını engelledi. Japonya ilk kez bu oyunlarda yer aldı. 1916 Berlin Olimpiyatları (Almanya) 1912 yılında Stockholm’de, bir sonraki olimpiyatların Berlin’de yapılması kararlaştırıldı. Fakat I. Dünya Savaşı’nın çıkması nedeniyle, Berlin Olimpiyatları yapılamadı. 1920 Anvers Olimpiyatları (Belçika) Olimpiyatların en büyük simgesi olan, beyaz zemin üzerinde iç içe geçmiş beş halkadan oluşan olimpiyat bayrağı, ilk kez Anvers Olimpiyatları’nda dalgalandırılmıştır. Ayın zamanda, bu, olimpiyatlarda tüm sporcular adına ev sahibi ülkeden bir atlet, "olimpiyat yemini" etmiştir. Anvers Olimpiyatları’nda en büyük ilgiyi, 36 yaşında olmasına rağmen 800 ve 1500 metrede iki altın madalya kazanan, İngiliz atlet Albert Hill toplamış, ayrıca bu olimpiyatlarda bir futbol skandalı da yaşanmıştır. Belçika ile Çekoslovakya’nın final oynadıkları maçta, Belçika’nın tartışmalı golünün ardından, bir ofsayt pozisyonundan ikinci golünü kazanması, bütün bunların üzerine, hakemin bir Çek futbolcusunu oyundan çıkarması Çekoslavak Takımı’nın sabrını taşırarak maçtan çekilmesine neden olmuş; böylece Belçika, futbolda olimpiyat şampiyonluğuna ulaşmıştır. 1924 Paris Olimpiyatları (Fransa) O güne kadar, olimpiyat tarihinde ilk kez, olimpiyatlara 40 ülke ve 3000’in üzerinde sporcunun katılımı ile gerçekleşti. Ahşap kulübelerden oluşsa da sporcular ilk kez toplu olarak Olimpiyat Köyü’nde kaldılar. Oyunların en büyük olayı şüphesiz, "Uçan Finli" olarak tanınan Paavo Nurmi’nin göstermiş olduğu performanstı. 55 dakika arayla önce 1500 m ve sonra da 5000 metrelerde olimpiyat şampiyonu olup toplam 5 altın madalya kazanarak olağanüstü bir başarı gösteren atlet, böylece "Nurmi Efsanesi"ni de yarattı. 1928 Amsterdam Olimpiyatları (Hollânda) Olimpiyatların 9.su olan Amsterdam Olimpiyatları’nda, ilk kez olimpiyat meşalesi tutuşturulmuştur. Olimpiyatların en başarılı sporcuları, Finli atlet Paavo Nurmi ve Amerakalı yüzücü Johnny Weissmüller olmuşlardır. Nurmi, 10.000 m’de altın, 5000 m ve 3000 m’de gümüş madalya almış; bir hafta içinde finallerle birlikte toplam beş uzun mesafe koşusunda yarışmıştır. Daha sonra, beyaz perdenin Tarzan’ı olacak olan Johnny Weissmüller, yüzmede 100 m serbest ve 4x200 m serbest bayrak yarışlarında iki altın madalyaya sahip olmuştur. 22 bayan atletin katıldığı 800 m yarışında 6 atlet yarışı terk etmiş, 4 atlet hastaneye kaldırılmış, yarışı kazanan Alman atlet Linds Kadke de uzun süre sağlığına kavuşamamıştır. Bu sonuçlar karşısında, Uluslar Arası Olimpiyat Komitesi, 800 m bayanlar yarışını programdan çıkartmıştır. 1932 Los Angeles Olimpiyatları (ABD) Uzaklık nedeniyle katılımın az olduğu Los Angeles Olimpiyatları’nda, çok güzel dereceler elde edilmiştir. Olimpiyatlara son kez katılmak üzere Amerika’ya giden Paavo Nurmi, orada kendisine hediye edilen bir araba yüzünden, Uluslar Arası Olimpiyat Komitesi’nce, profesyonel sayılmış ve olimpiyatlara alınmamıştır. 1936 Berlin Olimpiyatları (Almanya) Olimpiyat meşalesi ilk kez bu olimpiyatlarda Yunanistan’daki Olimpia Dağı’nda yakılmış, çeşitli sporcuların ellerinde taşınarak, 3075 km’lik bir mesafeden Berlin’e getirilmiştir. Açılışını Hitler’in yaptığı Berlin Olimpiyatları’nda her şey "Büyük Almanya" ve "üstün ırk" ideolojisinin propagandasına dayanmıştır. Buna rağmen Berlin Olimpiyatları’nda ortaya çıkan efsanevi isim, bir zenciye ait olmuştur. Jesse Owens adındaki ABD’li siyahî atlet. 100 m, 200 m, uzun atlama ve 4x100 m bayrak yarışlarında 1. olarak, 4 altın madalya almış, olimpiyat tarihine adını altın harflerle yazdırmıştır. Almanya "üstün ırk" ideolojisini kanıtlayabilmek amacıyla, sporcularını bu olimpiyatlara çok iyi hazırlamıştır. Özel yöntemlerle bir yıl öncesinden hazırlanan Alman sporcular, pek çok yarışta oldukça başarılı sonuçlar elde etmişler, Alman cimnastikçiler ve kürekçiler branşlarında üstünlük sağlamışlardır. Basketbol ilk kez Berlin Olimpiyatları’nda resmî olarak programa alınmış ve Amerika birinci gelmiştir. Berlin Olimpiyatları’nda tramplenli dalmada yarışan 13 yaşındaki ABD’li Marjorie Gestring altın kazanan en genç bayan sporcu olmuştur. 200 m kurbağalamada bronz kazanan 12 yaşındaki Danimarkalı Inge Sorensen ise bireysel yarışlarda madalya kazanan en genç sporcu olmuştur ve bu unvanı hâlen taşımaktadır. 1940 Tokyo Olimpiyatları (Japonya) 1940’ta Tokyo’da yapılacak olan 12. Olimpiyat Oyunları, 1939’da 2. Dünya Savaşı’nın patlak vermesi üzerine, gerçekleşmedi. 2. Dünya Savaşı’nın devam etmesi üzerine 1944’te düzenlenmesi gereken 13. Olimpiyat Oyunları da yapılamadı. 1948 Londra Olimpiyatları (İngiltere) 2. Dünya Savaşı sonrasında düzenlenen bu ilk olimpiyat, insanlık için ayrı bir önem taşımaktaydı. Olimpiyatların en başarılı ismi, 30 yaşındaki iki çocuk annesi, Hollândalı bayan atlet Fanny BlankersKoen idi. Koen, 100 m, 200 m serbest, 800 m engelli ve 4x100 m bayrak yarışlarında altın madalya alarak, Jesse Owens’ın başarısını tekrarladı. Bu olimpiyatların diğer başarılı sporcuları, 5000 m’de gümüş ve 10.000 m’de altın madalya kazanan Çek atleti Emil Zatopek ile 17 yaşına rağmen dekatlonu (10’lu yarışma) kazanan Amerikalı Bob Mathias oldu. Londra Olimpiyatları’nın en ilginç olayı, 2. Dünya Savaşı’nda sağ elini kaybeden Macar atıcı Karoly Tekacs’ın, atışlarda altın kazanmasıdır. 1952 Helsinki Olimpiyatları (Finlândiya) Çek atlet Emil Zatopek, 5000 m ve 10000 m koşularından sonra maratonu da kazanmasıyla, Helsinki’nin en büyük ismi olmuştur. Yüzme yarışlarında erkeklerde Amerikalılar, bayanlarda Macarlar üstünlük sağlamışlardır. Sovyetler Birliği ilk kez bu olimpiyatta yer almış, ancak sporcuları Olimpiyat Köyü’nde kalmamışlardır. Modern pentatlonu kazanan İsveçli Lars Hall, askerî kökenli olmadığı hâlde altın madalya kazanan ilk sporcu olmuştur. 1956 Melbourne Olimpiyatları (Avustralya) Olimpiyat tarihinin en ilginç olimpiyatları olan Melbourne Olimpiyatları, güney yarım kürede yaz sezonunun kasımaralık aylarında yaşanması nedeniyle 23 kasım-8 aralık tarihleri arasında yapıldı. Gerek Avustralya’nın uzak oluşu, gerekse dünyada yeni savaş bulutlarının dolaşmaya başlamış olması, olimpiyatları olumsuz yönde etkiledi ve katılımın büyük oranda azalmasına neden oldu. Olimpiyatların yapılacağı tarihlerde, Avustralya’da at neslinin ıslahı için, ülke dışından yabancı at getirilmesi yasaktı. Bütün çabalara rağmen, bu madde değiştirilemediğinden, Avustralyalılar, olimpiyat programında binicilik yarışmalarına yer veremediler. Bunun üzerine İsveçliler, at yarışlarını kendi ülkelerinde düzenlemeyi kabul ettiler. Olimpiyat tarihinde ilk kez bir olimpiyat ikiye bölünerek iki ayrı şehirde yapıldı. Melbourne Olimpiyatları’nda, Rus atlet Vladimir Kuts ile Amerikalı sprinter Bobby Morrow başarılı olurken, Fransız bayrağı altında yarışan Cezayir asıllı Mimoun’un, maratonda ezeli rakibi Zatopek’i geçerek birinci gelmesi en ilginç sonuç oldu. Ayrıca Bill Rusell ve K.C. Jones’un yıldızlaştığı ABD basketbol takımı tüm maçlarını en az 30 sayı farkla kazanarak şampiyon oldu. Kapanış töreninde küresel barışın simgesi olarak sporcular ülke ülke değil, toplu hâlde stadyumda yer aldılar. 1960 Roma Olimpiyatları (İtalya) 25 ağustos-11 eylül tarihleri arasında yapılan Roma Olimpiyatları’nın en büyük özelliği, televizyon aracılığıyla, dünyaya naklen yayımlanan ilk olimpiyatlar olmasıdır. Oyunların en büyük kahramanı, çıplak ayakla katıldığı maraton koşusunda şampiyon olan Habeşistanlı (Etiyopyalı) Abebe Bikila’dır. Diğer başarılı sporcular ise, 100, 200 metre serbest ve 4x100 m bayrak yarışlarında birinci gelerek üç altın madalya alan Amerikalı zenci bayan atlet Wilma Rudolph ile 1500 m’yi kendine ait dünya rekorunu yenileyerek kazanan Avustralyalı atlet Herb Elliott oldu. Geleceğin iki büyük boksörü, İtalyan Govanni Berutti ve Muhammed Ali olarak tanınacak olan Cassius Clay adlı boksörler, ilk kez 1960 Roma Olimpiyatları’nda dikkat çektiler. Güney Afrika Hükûmeti, ırkçı tavırları nedeniyle bu olimpiyatlaardan sonra 1992 Barcelona Olimpiyatları’na dek aforoz edildiler. 1964 Tokyo Olimpiyatları (Japonya) 10-24 ekim tarihlerinde düzenlenen Tokyo Olimpiyatları, o güne kadar Asya kıtasında düzenlenen ilk olimpiyat olma özelliğini taşımaktaydı. Oyunların en ilginç yönü; yelken yarışlarında, Danimarka’nın Millî Yelken Ekibi’nde ilk kez yer alan Paul Elvström adındaki yelkencinin, 73 yaşında olmasıydı. 1968 Mexico Olimpiyatları (Meksika) 12-27 ekim Mexico Olimpiyatları’nda, beş spor dalında 252 Olimpiyat rekoru kırılarak, o güne kadar görülmemiş bir rekor mucizesi yaşandı. Atletizm yarışmaları ilk kez, "tartan" adı verilen sentetik pistte yapıldı. Bu nedenle kısa mesafe koşularında, atlamalar ve atmalarda çok iyi sonuçlar elde edildi. Amerikalı atlet Bob Beamon’ın uzun atlamada altın madalya kazandığı, 8.90 m’lik atlayışı, otoritelerce 21. yy.ın derecesi olarak kabul edildi. 100 m finaline ilk defa olarak hiçbir beyaz atletin finale kalamadığı yarışlarda, 9.9’luk derecesiyle dünya rekorunu egale eden Jim Hines kazandı. 200 m’de Amerikalı Tommie Simth 19.8’lik derecesiyle dünya rekoru, 400 m’de Amerikalı Lee Evans 43.8’lik derecesiyle dünya rekoru, 400 m engelli koşuda İngiliz atlet David Hemery 48.1’lik derecesiyle dünya rekoru kırarak, altın madalya aldılar. Amerikalı yüksek atlayıcı Dick Fasbury, çıtayı arka üstü geçerek yüksek atlamada yeni bir stil geliştirdi ve altın madalyaya ulaştı. İlk kez bir sporcu, doping testi pozitif çıktığı için Olimpiyat Oyunları’ndan diskalifiye edildi; İsveçli modern pentatloncu Hans Liljenwall kontrollerden alkol almıştı. 1972 Münih Olimpiyatları (Almanya) 26 ağustos-10 eylül tarihleri arasında düzenlenen Münih Olimpiyatları’nda, ilk defa olimpiyatlara kan bulaştı. Filistinli eylemcilerin İsrailli sporculara karşı yaptıkları baskında, İsrailli sporcu ve yöneticilerden 11 kişi ve 1 polis memuru hayatını kaybetti; 5 terörist de öldürüldü. Olimpiyatların en büyük yıldızı, Amerikalı yüzücü Mark Spitz oldu. Spitz, 7 altın madalya alarak, o güne kadar, olimpiyat tarihinde hiçbir sporcunun ulaşamadığı mucizevî bir başarı gösterdi. Atletizm yarışmalarında başarılı olan sporcular, 5000 m ve 10000 m koşularını kazanan Finli atlet Lasse Viren, 400 metre engellide 47.8’lik derece ile birinci gelen Ugandalı atlet John Akii Bua, bayanlarda ise 100 ve 200 metrelerde birinci gelen Doğu Alman Renate Stecher ve uzun atlamada 6.78 m’lik bir derece elde edip 4x100 metre bayrak yarışında başarılı koşusuyla takımına altın madalya kazandıran Batı Alman Heide Rosenthal oldular. Münih Olimpiyatları’nın en unutulmaz olaylarından biri de, Federal Almanya’nın, çim hokeyinde, Hindistan ile Pakistan’ın 44 yıllık egemenliklerine son vererek şampiyon olmasıydı. Amerikalılar, Sovyetler Birliği ile oynadıkları basketbol finalinde maçı 50-51 kaybettiler. 1936’dan beri basketbolda rakipsiz olan Amerikalılar için, bu olay büyük bir şok demekti. Altın madalyayı haksız yere kaybettiklerine inanan Amerikan basketbol takımı oyuncuları, seremoniye çıkmayarak gümüş madalyayı da hiçbir zaman alamayacaklarını bildirdiler. 1976 Montreal Olimpiyatları (Kanada) 1960’lı yıllardan sonra olimpiyatlara bulaşmaya başlayan politika, Montreal Olimpiyatları’nda da kendini gösterdi. Yeni Zelânda’nın oyunlardan çıkarılmasını isteyen bazı Afrika ülkeleri, IOC’nin bu isteği kabul etmemesi üzerine oyunlardan çekildiler. 1976 Montreal Olimpiyatları’nın en önemli olayı, 14 yaşındaki Romen cimnastikçi Nadia Comaneci’nin göstermiş olduğu olağanüstü başarıydı. Olimpiyat tarihinde, 10 üzerinden 10 tam puan alan ilk cimnastikçi olan Comaneci 3 altın, 1 gümüş, 1 bronz olmak üzere 5 madalya aldı. Bayanlar arası 13 yüzme yarışından 11 altın madalya alan Demokratik Almanya, bu alanda büyük bir başarı gösterdi. Olimpiyatların yapıldığı Montreal şehrinde Fransızların çoğunlukta olmasına rağmen, İngiltere’ye bağlı bulunduğu için açılış İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth tarafından yapıldı. Kraliçe, açılışı İngilizce ve Fransızca olarak iki dil üzerinden yaptı, böylece Montreal Olimpiyatları da, açılışı iki dil üzerinden yapılan ilk olimpiyat oldu. 1980 Moskova Olimpiyatları (Sovyetler Birliği) 19 temmuz-3 ağustos tarihleri arasında düzenlenen Moskova Olimpiyatları, olimpiyat tarihinin en büyük boykotu ile karşılaştı. SSCB’nin Afganistan’ı işgal etmesi nedeniyle, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 66 ülke oyunları boykot ederek sporcu göndermedi. Amerikalıların da katılmaması nedeniyle sönük geçen atletizm yarışmalarında, bu boşluğu İngiliz atletler doldurdu. Bayanlar atletizm yarışmalarında ise, altın madalyalar Demokratik Almanya ve Sovyetler Birliği arasında paylaşıldı. Demokratik Almanya, yüzme yarışlarında hem erkeklerde, hem de bayanlarda üstünlüğü kimseye bırakmazken, Olimpiyat Oyunları’nda madalyaların büyük bölümü ev sahibi Sovyetler Birliği’nde kaldı. Cimnastikte Aleksandr Dityatin tüm kategorilerde madalya kazandı ve aynı olimpiyatta 8 madalya kazanan ilk sporcu oldu. İngiliz orta mesafe atletleri Steve Ovet ve Sebastian Coe’nun 800 ve 1500 m’lerdeki rekabeti unutulmazlar arasına girdi. 1984 Los Angeles Olimpiyatları (ABD) 1980 Moskova Olimpiyatları’na yapılan boykotlara karşılık, Doğu Bloku ülkeleri de misilleme olarak 1984 Los Angeles Olimpiyatları’na katılmadılar. Doğu Bloku ülkeleri sporcularının katılmadıkları Los Angeles Olimpiyatları’nda en gözde isim, atletizmin 4 altın madalyalı yıldızı Carl Lewis idi. Tekerlekli sandalyesiyle yarışan okçu Neroli Fairhall oyunlarda yer alan ilk felçli sporcu oldu. 1988 Seul Olimpiyatları (Güney Kore) 17 eylülde Seul’de açılan Yaz Olimpiyatları’nın en büyük özelliği, uzun yıllar sonra ilk kez az boykotlu (3 ülke) bir olimpiyat yaşanması oldu. Seul’de dağıtılan 739 madalyanın, 55’ini altın olmak üzere toplam 132’sini alan SSCB en üst sıraya yerleşti. 37’si altın, toplam 94 madalya ile ABD üçüncü sırada yer aldı. Oyunların en önemli olaylarından biri de ünlü Kanadalı atlet Ben Johnson’ın dopingli çıkmasıydı. Bunun üzerine Johnson’un bütün madalyaları ve rekorları geri alındı. 1992 Barcelona Olimpiyatları (İspanya) 25 temmuz-9 ağustos tarihleri arasında yapılan Barcelona Olimpiyatları’nın açılış ve kapanış törenleri, o güne kadar yapılan en görkemli törenler olarak anıldı. Bu olimpiyatlarda, çok farklı bir durum ortaya çıktı. Yıllardan beri sporda üstünlüğünü koruyan Sovyetler Birliği’nin dağılması nedeniyle, yerine BDT (Bağımsız Devletler Topluluğu), iki Almanya yerine birleşmiş tek bir Almanya’nın sporcuları görüldü. Güney Afrika da, 32 yıllık bir aradan sonra ilk kez Barcelona Olimpiyatları’na katıldı. 172 ülke ve 15600 sporcunun, 25 spor dalında, 257 branşta yarıştıkları yarışmalarda, en fazla madalyayı BDT sporcuları topladı. Oyunların en önemli ismi, BDT adına yarışan Ukraynalı Vitali Scherbo idi. Scherbo, halkada 9.937, atlama beygirinde 9.856, kulplu beygirde 9.925 ve paralelde 9.900 gibi olağanüstü puanlarla 4 altın, takım yarışmalarında da 2 altın alarak, toplam 6 altın madalyayla adını olimpiyat tarihine altın harflerle yazdırdı. Basketbolda "Rüya Takım" olarak adlandırılan ABD takımı, Erwin Johnson, Michael Jordan, Larry Bird gibi yıldızlarla olimpiyatların en çok ilgi çeken grubu oldu. Bayanlarda 10000 m yarışını kazanan Etiyopyalı Derartu Tulu, ilk Afrikalı zenci ve bayan olimpiyat şampiyonu oldu. Yarışma sonrası Tulu’nun ikinciliği elde eden Güney Afrikalı beyaz sporcu Elena Meyer’le el ele tutuşarak stadı turlaması barış adına verilmiş önemli bir mesaj oldu. 1996 Atlanta Olimpiyatları (ABD) 19 Temmuz – 4 Ağustos 1996 tarihleri arasındaki Atlanta Olimpiyat Oyunları’nda, beyzbol ilk kez oyunlarda yer aldı. 197 ülkeden 10624 sporcunun katıldığı bu oyunlarda, 30 dalda 271 madalya dağıtıldı ve en fazla madalyayı ev sahibi ABD topladı. Oyunlar sırasında olimpiyat parkında patlayan bomba, 2 kişinin ölmesine 110 kişinin de yaralanmasına yol açtı ve hayatını kaybedenlerden birinin TRT kameramanı Melih Uzunyol olması büyük üzüntü yarattı. Oyunlar, insanoğlunun sınırlarını zorlayan rekorlara sahne oldu. 100 m’de Donovan Bailey, 9.84’lük derecesiyle yeni bir rekora imza attı. Hemen ardından Amerikalı Michael Johnson, 200 m’de 19.32 koştu ve tek kelimeyle kronometreyi parçaladı. Atlanta’nın bir başka güzel görüntüsünü de, Carl Lewis’in uzun atlamada olimpiyat şampiyonu olurken 9. olimpiyat altınını almasıydı. 2000 Sydney Olimpiyatları (Avustralya) 15 Eylül-1 Ekim 2000 tarihleri arasında yapılan Sydney Olimpiyat Oyunları'na 10300 sporcu, 5100 idareci, antrenör ve sağlık görevlisi ile 15000 medya mensubu katıldı. Toplam 26 branşta yarışma düzenlenen Sydney 2000 Olimpiyat Oyunları'nda, 199 ülke yer aldı. Olimpiyat Oyunları'nda, bisiklet, yüzme ve halter branşlarında dünya; okçuluk, atletizm, bisiklet, atıcılık, yüzme, halter ve modern pentation branşlarında ise olimpiyat rekorları kırıldı. Bu çok zorlu yarışta, 80 ülke madalya kazanabildi. ABD, toplam 96 madalya ile 1., Rusya Federasyonu 88 madalya 2., Çin Halk Cumhuriyeti ise 59 madalya ile 3. sırada yer aldı. Türkiye ise, toplam madalya sıralamasında ancak 26. sırayı alabildi. Madalya Sıralaması 1896 Atina'dan, 2000 Sydney'e kadar geçen 104 yıllık Olimpiyat Oyunları tarihinde, 128 ülkenin sporcuları şeref kürsüsüne çıktılar; altın, gümüş ve bronz madalyaları paylaştılar. Bu büyük gösteride başrolü ABD'li sporcular, 859 altın, 653 gümüş, 580 bronz olmak üzere toplam 2092 madalya ile kimseye kaptırmadı. Türk sporcuları 33 altın, 16 gümüş, 15 bronz, toplam 64 madalya ile 34. sırada bulunuyor. Türkiye bu sonuçla 94 ülkenin sporcularını, toplama göre olan madalya sıralamasında geride bırakmış durumda. 2004 Atina Olimpiyatları (Yunanistan) 13-29 Ağustos tarihleri arasında yapılan Atina 2004 Olimpiyatları'na 202 ülkeden 11099 sporcu katıldı. Atina kenti başarılı organizasyonuyla herkesin takdirini kazanırken baş aktör doping çılgınlığıydı. Tam 25 sporcunun doping skandallarına adı karıştı. Yüzmede 6 altın, 2 bronz madalya kazanan ABD'li Michael Phelps, Atletizm'de erkekler 1500 ve 5000 metrelerde şampiyon olan Faslı Hicham El Guerrouj ve kadınlar 800 ve 1500 metrenin balibi B.Britanya'dan Kelly Holmes öçne çıkan yıldızlardı. ABD 35'i altın 103 madalyayla ilk sırada yer aldı |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|