S-Ş-T-U
Su Altı Sporları
Su Altı Sporları Branşları
5-Su Altıda zıpkınla Balık Avı | 5-Su Altında Zıpkınla Balık Avı |
|
|
|
| Yazar Mustafa KOÇAK | |
| 17 04 2008 | |
|
Su altında zıpkınla balık avcılığı, sporcunun su altında fiziksel güçten de yararlanarak canlı balıkları avlaması sporudur. İnsanoğlunun yiyeceğini denizden temin etmesi çok eski zamanlara dayanır. Denizlerden gıda sağlamanın en eski yöntemi, mızrak gibi ucu sivri ve batıcı özellikte aletler yardımıyla avlanmaktır. Avcı, zıpkına benzer bu aletleri ilk başlarda, suyun kıyısında veya üzerinde balık gördüğünde fırlatarak kullanmıştır. Önceleri yalnızca gıda temin etmek için yapılan su altı avcılığı, son yıllarda sportif amaçla yapılmaya başlanmış ve su altı tüfekleri geliştirilmiştir. Su altı tüfeklerinin; havalı, laâstikli, yaylı ve karbon dioksit gazıyla çalışan türleri vardır. Bu tüfeklerde kullanılacak uçlar balıkların büyük veya küçüklüğüne, etinin yumuşak ya da sert olmasına göre değişir. Pisi ve diğer yumuşak derili balıklar için ikili ya da üçlü uçlar; kiklâ, eşkina, karagöz, kırlangıç, kefal gibi derisi sert ve yağlı balıklar için tek uçlu zıpkınlar kullanılır. Kaya ve benzeri türlerde ise ikili uç tercih edilir. Türkiye’de su altında zıpkınla balık avcılığı yaygın bir spor olarak kabul edilir. Üç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemizde bu sporun ilgi görmesi gayet doğaldır. Su altı balık avcılığı, Su Altı Federasyonunun denetimi altındadır ve birçok ülkedeki gibi, ülkemizde de tüplerle dalıp balık avlamak yasaktır. Su Altı Sporları, Cankurtarma, Sukayağı ve Paletli Yüzme Federasyonu 1980 yılından beri resmî olarak su altı zıpkınla balık avı Türkiye, Avrupa ve Dünya şampiyonaları’nı çeşitli tarih ve yörelerde düzenlemektedir. 1987’de ülkemizde ilk kez Dünya Zıpkınla Balık Avlama şampiyonası Silivri’de yapıldı ve Türk takımı 4. oldu. Bu yarışmalarda yarışmacının zıpkını karada ya da teknede kurması yasaktır. Yarışmacı, yarış esnasında balık adam elbisesi, ağırlık kemeri, palet, şnorkel, derinlik göstergeleri, özel zaman saati ve cankurtaran şamandırası kullanır. Yarışmaya katılan takımlarda üç as sporcu, bir yedek sporcu ve bir de yönetici bulunur. Yarışma sahası, yarışmaya katılacak ekiplerin sayısı ve suyun dibinin niteliği göz önüne alınarak belirlenir. Yarışma sırasında bir yarışmacı vurduğu balıkları kendi numarasını taşıyan torbaya, yarışma komiseri gözetiminde koyar ve yarışma bitiminde kapalı bir biçimde yarışma jürisine teslim eder. Jüri tartı ve puanlama işlemini açık olarak yapar. Bu yarışmalarda iki tür puanlama uygulanır. Bazı yarışmalarda avlanan balıkların ağırlıklarına göre değerlendirme yapılırken, bazılarında balık türlerinin bir listesi yapılır, avlanması kolay olan ve çok bulunan türlere az puan, avlanması zor ve değerli türlere daha çok puan verilerek denge sağlanır. Ağırlığı 300 gramdan az olan balıklar puanlamaya, yakalandıkları anda ölü olan balıklar tartıya girmezler. Ağırlıklar yarışma bölgesi, balık cinsi ya da yarışma türü dikkate alınarak, ilgili federasyon ve CMAS tarafından değiştirilebilir. Ferdî yarışlarda puan eşitliği durumunda, avlanan balığın sayısına göre değerlendirme yapılır. Ancak son dönemlerde CMAS çevre kirlenmesinin yoğunlaşması ve balık neslinin hızla tükenmeye başlaması sebebiyle önlem olarak, su altında zıpkınla balık avı yarışmalarını düzenlememe eğilimindedir. Tecrübeli bir su altı avcısının, hangi tür balığın hangi saatlerde avlanabileceğini bilmesi gerekir. Koylar, sahiller ve kıyıya yakın yerlerde gün doğarken avlanmak daha verimlidir. Karagöz, eşkina, orfoz, levrek gibi balıklar ise sabah erken saatlerde, geceleri, durgun sularda ve sahilde yem ararlar. Ayrıca sular alçalırken veya yükselirken de balıklar kıyıda beslenirler. Su altı avcılığında tüm bu bilgilerin yanında çok gerekli bir şey daha vardır ki, o da "tecrübe"dir. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|