S-Ş-T-U
Silahlı Kuvvetler'de Spor
Türkiye Tarihi | SKS Türkiye Tarihi |
|
|
|
| Yazar Mustafa KOÇAK | |
| 16 04 2008 | |
|
Türk Silâhlı Kuvvetleri'nin bünyesi içinde, sporun geçmişi çok eskilere uzanır. Orta Asya'daki Türk devletlerinin dahi, ordularında spora büyük önem ve değer verildiği belgelerle sabittir. Okçuluk, binicilik, ağırlık kaldırma sporlarına, bütün Türk ordularında önem verilmiştir. Hatta, içi havayla şişirilmiş kuzu postlarını ayakla tekmelemek suretiyle karşılıklı olarak dikilmiş iki mızraktan ibaret kalelerden içeri sokmak esasına dayanan ve modern futbolun nüvesi kabul edilen "tepük"ün dahi, eski Türk boylarında bir savaş hazırlığı olarak oynandığı bilinir. Yine Orta Asya'daki Türk boylarından kalma cirit, çevgen, gökbörü gibi atlı oyunların da aynı amaca dayandığı söylenir. Bu sporlar, Orta Asya'dan göç eden ve Anadolu'ya yerleşen tüm Türk boylarının kurdukları devletlerin askerî teşkilâtında da önem ve değerini korumuştur. Selçuklulardan Osmanlı İmparatorluğu ordularına kadar da böylece gelmiştir. Modern sporların Türk ordusunun bünyesi içine girmesi de, yine Osmanlı dönemine rastlamaktadır. Ordumuzun bünyesi içine askerî okullardan giren ilk modern sporlar ise halter, cimnastik ve eskrim olmuştur. Bu arada binicilik ve okçuluk (daha sonraları atıcılık) Türk Silâhlı Kuvvetleri içindeki önemli yerini korumuştur. Cumhuriyet'in ilânından sonra da, futbol, atletizm, güreş, boks, jiujitsu ve yüzme sporları modern anlamıyla kendini göstermiştir. Yüzme, yelken ve kürek gibi sporlar, Osmanlı donanmasında da var olmuştur. Osmanlılar yelkenli tekneleriyle Akdeniz'i bir Türk gölü hâline getirirken, donanmamızda yüzme ve kürek de önemini her zaman korumuştur. 1899 yılında Japonya'ya bir dostluk ziyaretine giden Ertuğrul Fırkateyni’nde görevli Mektebi Bahriye (Deniz Harp Okulu) öğrencilerinin, Singapur'da katıldıkları kürek yarışlarında kazandıkları birincilikler, Türk donanmasında kürek sporunun varlığının en belirgin ifadesidir. Futbolda da asker futbolcular daha 1910'lu yılların ortalarında kendilerini göstermeye başlamışlardır. Bunlar, askerî okul öğrencisiyken sivil takımlarda kendilerini kanıtlayan futbolcular olmuşlardır. Fenerbahçeli Yavuz İsmet (Uluğ), Cambaz Kâmil (Rona), Demir Ethem (Bellisan), Zeki Rıza (Sporel), Galatasaraylı Aslan Nihat (Bekdik), Vefalı Sudi (Oral) bunların arasında akla ilk gelenlerdir. Bunların büyük bir kısmı Türk millî futbol takımına kadar yükselmişlerdir. Harbiye (Harp Okulu) takımının 1924 yılında düzenlenen ilk Türkiye Futbol Birinciliği’ni kazanması da Türk Silâhlı Kuvvetleri bünyesi içinde oluşan ve gelişen futbolun seçkin bir örneğini oluşturur. Bu arada Ankara'da, Cumhurbaşkanlığı Muhafız Birliği bünyesi içinde kurulan Muhafızgücü Kulübü'nün, futbolda uzun yıllar Ankara şampiyonluğunu kazanmasının yanı sıra şampiyon ve rekortmen atletler, millî biniciler, değerli bisikletçiler ve hatta polocular yetiştirmesi de dikkat çekmektedir. Askerî okullarda eğitim görüp Muhafızgücü bünyesi içinden yetişen ünlü sporcular arasında, devrinin futbol sahalarında gol kralı ve atletizm alanında Türkiye rekortmeni olan Cemal Tural, Genelkurmay başkanlığına kadar yükselmiştir. Türkiye'de binicilik sporunun temelini, yine asker sporcularımız teşkil etmişlerdir. Uzun yıllar Türk millî binicilik ekibi, hep ordu mensubu süvari subaylarımızdan kurulmuş, yurt dışında ilk büyük başarılar yine onlar tarafından kazanılmıştır. Avrupa parkurlarında "Atatürk'ün Süvarileri" adıyla ün yapan ekibimizin dört elemanından ikisi; Cevat Gürkan ile Cevat Kula general, Saim Polatkan ile Eyüp Öncü de albay rütbesine kadar yükselen değerli askerler olmuşlardır. Ayrıca Kara Kuvvetleri'mizde Kemalettin Eken, Cihat Alpan, general rütbesine erişen ünlü futbolcular; Deniz Kuvvetleri'mizde Haydar Olcay Noyan, Sıtkı Eryar ve Ekmel Totrekan amiral rütbesine ulaşan atlet, yüzücü ve basketbolcular olmuşlardır. Hava Kuvvetleri'mizde de komple bir spor yıldızı olarak tanınan Çelikcan Şişmantürk general sporcularımız arasında yer almıştır. Kara Kuvvetleri bünyesi içinde vücut bulan Karagücü, Deniz Kuvvetleri bünyesi içinde doğan Denizgücü, Hava Kuvvetleri içinde bulunan Havagücü ve Jandarma Kuvvetleri içinde doğan Jandarmagücü kulüpleri de, yalnız asker sporculara sinesinde yer vermekle kalmadılar, silâh altına alınan sporcuların spor hayatlarını sürdürme imkânını sağlayarak Türk sporuna her dalda yardımcı oldular. Türkiye, CISM'ye 1949'da üye oldu ve aynı yıl Fransa'da organize edilen şampiyonaya ilk kez katıldı. Türk ordu takımı ilk maçını 5 Ekim 1949 günü Fransa'nın Lille kentinde Hollânda'ya karşı yaptı ve Sahir Gürkan'ın golleriyle 2-1 kazandı. Türkiye bu şampiyonada ikinci oldu. 1950 ve 1952 yıllarında çeyrek finalde elenen Türk ordu takımı, 1953-1954 yıllarında ise final maçlarında Belçika'ya yenilerek dünya ikincisi oldu. 1954-1955 sezonunda silâh altına alınan ünlü futbolcularla çok güçlü bir kadroya sahip olan Türk ordu takımı, başta Fransa olmak üzere birçok takımı ezip geçmek suretiyle İtalya'da yapılacak final grubu maçlarına kaldı. Aynı başarısını final grubu maçlarında da gösteren Türk ordu takımı, Roma Olimpiyat Stadı'nda oynanan final maçında ev sahibi İtalya'nın güçlü kadrosunu 3-2 yenerek ilk kez Ordular Arası Dünya Futbol şampiyonu oldu. 1961,1966 ve 1967 yıllarında Ordular Arası Dünya Futbol şampiyonu olan Türk ordu takımı, başarısını 1960, 1964, 1965 ve 1968 yıllarında yapılan şampiyonalarda dünya ikincisi olarak, 1962, 1963 ve 1991 yıllarındaki şampiyonalarda ise dünya üçüncüsü olarak sürdürdü. Türk Silâhlı Kuvvetleri, Ordular Arası Dünya Atletizm şampiyonası'nda gerek ordu mensubu atletleri, gerekse silâh altında bulunan askerleriyle büyük varlıklar gösterdi ve sayısız dereceler kazandı. Bunların en önemlisi, 1952 yılında üç adım atlamada Ruhi Sarıalp'in 14.84 m'lik derecesiyle "ordular arası dünya rekoru"nu kırarak şampiyon olmasıdır. Türk Silâhlı Kuvvetleri, Türk atletizmine, Cemal Tural, Haydar Olcay Noyan, Tevfik Böke, Nuri Turan, Muzaffer İskender, Münir Köseoğlu, Turan Çelikbaş, Nadi Eyüboğlu, İbrahim (Ateş) Önuçar, Yekta Sertel, Celil Uçarer vb. gibi ünlü şampiyonlar ve rekortmenler kazandırdı. Basketbolda Türkiye Silâhlı Kuvvetleri, 12 kez CISM Basketbol şampiyonası'na katıldı. 1957 ve 1961'de ise bu organizasyon İstanbul'da düzenlendi. TSK basketbol takımı 1956'da dünya 2.liğini, 1957, 1961 ve 1968'de dünya 3.lüğünü elde etti. Güreşte Türkiye, CISM tarafından düzenlenen şampiyonalara 1961, 1972, 1991 ve 2003 yıllarında ev sahipliği yaptı. 1961'de 1 altın, 7 gümüş, 1962'de 2 altın, 3 gümüş ve 3 bronz, 1971'de 4 altın, 6 gümüş ve 2 bronz, 1979'da 5 gümüş, 4 bronz madalya elde ettiler. 1990 yılında Amerika'da yapılan şampiyonada TSK güreş millî takımı 7 altın, 4 gümüş ve 2 bronz madalya; 1991 yılında İstanbul'da yapılan şampiyonada 8 altın, 7 gümüş ve 1 bronz madalya kazanarak dünya şampiyonu, 1993 yılında İran'da yapılan şampiyonada ise dünya 2.si oldular. 2001’de Hırvatistan’da düzenlenen şampiyonada Türkiye grekoromende 1 bronz madalya almıştır. Serbest stilde ise 3 bronz madalya kazanmış ve takım hâlinde 3. olmuştur. 2002’de Estonya’nın ev sahipliği yaptığı şampiyonada ise grekoromende 1 altın, serbestte de 2 bronz madalya elde etmiştir. 2003 yılında ev sahipliği yaptığımız turnuvada, serbestte 4 altın, 2 gümüş ve 1 bronz, grekoromende de 4 altın ve 1 gümüş madalya ile her iki dalda da birinci olmuştur. Tayyar Yalaz, Hasan Bozbey ve Suat Savaş, TSK bünyesinden yetişen başarılı güreşçilerimizdir. 1976 yılında deniz pentatlon şampiyonası Heybeliada'da düzenlendi. Sporcularımız 1954 yılında İtalya'da takım ve ferdî 3.lük, 1955 yılında İsveç'te 2.lik, 1958 yılında İsveç'te ferdî 3.lük, 1961 yılında İtalya'da iki ferdî 2.lik, 1976 yılında Türkiye'de takım ve ferdî branşlarda üç kez 3.lük kazandılar. 2001 yılında İstanbul’da düzenlenen şampiyonada, Türkiye erkeklerde engelli koşu ve gemicilik yarışmasında bronz, amfibi kır koşusunda ise altın madalya alarak takım hâlinde 2. olmuştur. Bayanlarda ise engelli koşuda bronz, gemicilik yarışmasında da 1 altın, 1 de gümüş madalya kazanmıştır. Askerî Pentatlon'da 1956 yılında Fransa'da takım hâlinde 3.lük, 1966 yılında Fransa'da "bomba atma"da takım hâlinde 3.lük, 1986'da Avusturya'da, 1987'de İsveç'te "kır koşusu"nda" ferdî 1. ve 2.lik, 1990 yılında Almanya'da takım olarak 1.lik, 1991 yılında Norveç'te bayan takımı 4.lük, 1992 yılında İsviçre'de bayan takımı 7.lik, "bomba atma"da Teğmen Sevinç Göç ferdî 2.lik elde ettiler. 2002 yılında atış yarışmalarında (takım) ve bayrak yarışında (takımerkek) Türkiye şampiyonluğu elde etmiştir. 2003 yılında erkekler bayrak yarışında Türkiye bronz madalya kazanmıştır. Voleybolda Türkiye, CISM Dünya şampiyonaları’nın 1966 ve 1987'de ev sahipliğini yaptı. TSK voleybol takımı, 1966 yılında Ankara'da ve 1968 yılında Fransa'da 2., 1987'de Ankara'da 1.liği kazanarak dünya şampiyonu oldu. Boksta CISM Dünya şampiyonaları'na oniki kez katılan TSK takımı, 1955 yılındaki şampiyonada 1 gümüş, 5 bronz, 1965 yılında 1 gümüş, 1966 yılında 3 bronz, 1972 yılında 2 altın, 1990’da 2 altın, 1 gümüş, 2 bronz, 1991’de 4 altın, 1 gümüş, 1993’te 1 altın, 1 gümüş, 3 bronz, 1995’te 3 altın, 1997’de 1 altın, 1 gümüş, 2 bronz, 2000’de 5 altın, 2 gümüş, 2001’de 1 bronz, 2002’de de yine 1 bronz madalya elde etti. Ordu millî futbol takımı, 1956’da Mısır ordu takımını 3-1 yendiği maçtan önce seromonide Tekvandoda 2003 yılında Zagreb’deki oyunlarda Türkiye erkeklerde 1 altın, 1 gümüş madalya kazanarak takım halinde 3. olmuştur. 1995 yılında Roma'da düzenlenen I. Dünya Ordular Arası Oyunlar'da, Türkiye 63 sporcu ile yedi dalda katıldı ve 83 ülke arasında 7 altın, 1 gümüş ve 2 bronz madalya kazanarak takım hâlinde 9. oldu. 1999 yılındaki oyunlarda Türkiye 6 dalda mücadele etmiştir. Atletizmde, 4x100 m’de dünya 6.lığı, 4x400 m’de ise dünya 7.liğini kazanmıştır. Güreşte 27 ülke arasında dünya 3.lüğünü elde etmiştir. Hentbolda dünya 4.lüğünü, boksta da 91 kg’da dünya 3.lüğünü kazanan Türkiye, askerî pentatlonda erkek bayrak takım yarışını 1. olarak tamamlamıştır. Deniz pentatlonunda ise çeviklik parkurunda erkeklerde dünya 1.liği, bayanlarda ise dünya 2.liğini kazanmıştır. 2003’te Catania’da düzenlenen 3. Dünya Ordular Arası Oyunları’nda Türkiye toplamda 10 altın, 4 gümüş ve 2 bronz madalya kazanmıştır. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|