Anasayfa arrow S-Ş-T-U arrow Spor Spikerliği
Spor Spikerliği PDF Yazdır E-Posta
 

Spor spikerliği, spor etkinliklerini dinleyici ve izleyiciye aktarma sanatıdır.
Öncelikle yayının oluşum ve gelişimine bir göz atalım.

Radyo, televizyon ve telsiz telgrafta elektromanyetik dalgalar kullanılır. "Radyo Dalgaları" denilen bu dalgalar herhangi bir ortam aramayıp, boşlukta da yayılabilirler. Radyo ile ilgili çalışmalar Alman fizikçi James C. Maxwell"in işte bu elektromanyetik dalga teorisi ile başladı. Heinrich bu teoriyi geliştirerek, görünmeyen ışığı, yani radyo dalgalarını elde etmeyi başardı. Radyonun gelişmesine en büyük katkıyı ise İtalyan bilim adamı Marschese Guglielmo Marconi yaptı. 19. yüzyılın son yıllarında Hertz dalgaları göndermeyi ve almayı başaran Marconi, 1898 yılında Serbest İrlanda’nın Dublin kentinde Kingstown kürek yarışlarının yayınını Daily Express Gazetesi adına gerçekleştirdi. Bu spor dünyasının ilk naklen yayını olarak kabul edildi. Marconi, telsiz aracılığıyla yaptığı bu yayın için liman komutanlığı binasına bir alıcı koydu ve parkur boyu yarışı bir tekneden izleyerek yayını sağladı. Yarışın akışı, Mors Alfabesi’yle iletildi. Marconi, 12 Aralık 1901’de de Atlas Okyanusu’nun ötesine telsiz işaretleri göndermeyi başardı.

Radyoda ilk spor naklen yayını ise bir boks karşılaşmasından yapıldı. Yayın, KDKA Pittsburg Radyosu tarafından 11.04.1921 günü gerçekleştirildi. O gün Pittsburg’da John Ray ile Johnny Dundee arasında bir boks maçı vardı. Radyo bu heyecanlı karşılaşmayı Pittsburg Star Gazetesi yazarlarından Florent Gibson’a anlattırarak dinleyicilerine sundu. Gibson’un anlattığı maçı istasyonun yayın alanına giren yaklaşık bin kişi dinledi. Bu spor yayıncılığında önemli bir aşamaydı.

Dünyada ilk futbol naklen yayını ise, 3 Ekim 1926 günü Çekoslovakya’nın Prag kentinde gerçekleştirildi. Çek Slâvia-Macar Ungaria (MTK) arasında oynanan maçı Josef Laufer anlattı. Dünyada ilk futbol naklen yayınındaki ilk sözler "Merhaba, yayıncı Laufer karşınızda..." oldu.

Sürekli ve düzgün olarak, ilk kez 1920 yılında kullanılmaya başlanan radyo yayınları, 7 yıl gibi kısa bir süre sonra ülkemizde de duyulmaya başlandı. Türkiye’de radyo yayınları ilk kez 1927 yılının 6 Mayıs günü İstanbul’da yapıldı. Telsiz Telefon Şirketi’nce İstanbul Sirkeci’deki Büyük Postane binasının üst katında yayına başlayan ve Bakırköy Osmaniye’de 5 kilowattlık vericisi bulunan İstanbul Radyosu’ndan ilk spiker olan Sadullah Gazi Evranos "Posta açılış anonsu" ile sesini duyurdu. Ülkemizde ilk futbol naklen yayını ise 20 Temmuz 1934 günü İstanbul Radyosu tarafından gerçekleştirildi. Fenerbahçe ve Avusturya’nın WAC Takımları arasındaki maçın spikeri Eşref Şefik’ti ve Eşref Şefik ilk Türk spor spikeri oldu. O yıllarda, bir futbol sezonunda bir ya da birkaç maç naklen yayımlanırdı. 1940’lı yıllarda naklen yayın yapılan maç sayısı fazlalaşmaya başladı. Çok sonraları, teknik olanakların artmasıyla, aynı gün oynanan maçlardan ortak yayın sağlandı.

Ülkemizde televizyon yayınları, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından 1952 yılında başlatıldı. TRT ilk kez 31 Ocak 1968 günü Ankara’da "Televizyon Deneme Yayınları"nı yaptı. Ülkemizde televizyonda ilk futbol naklen yayını ise 1 Mayıs 1966 günü İstanbul İnönü Stadı’nda gerçekleştirildi. Spiker Halit Kıvanç’tı ve Beşiktaş-Fenerbahçe arasındaki maç golsüz bitmişti. Daha önce, 12 Kasım 1961 günü yapılan bir uygulamada o gün İnönü Stadı’nda oynanan Türkiye-Sovyetler Birliği millî maçı, İTÜ’nün Taşkışla binası çatısına konan tek kamera ile yayımlanmış ve radyoda maçı anlatan Halit Kıvanç’ın sesi televizyondaki maçın görüntüsüyle birlikte verilmişti.

Türkiye’de Sulhî Garan, ardından da Muvakkar Ekrem Talu, radyoda maç anlatırken, kendilerine özgü deyimler kullanıyor, genelde sohbet havasında ve düşük tempoyu benimsiyorlardı. Ardından Kemal Deniz yeni bir anlatım biçimi denedi. Pertev Tunaseli ile anlatım tempo kazandı. 1950’li yılların sonlarında radyoda futbol anlatımına başlayan Halit Kıvanç, üslûp, yorum ve anlatışla toplumun beğenisini kazanarak sembolleşti. Daha sonra Orhan Ayhan ve Necati Karakaya bu alanda görev yapmaya başladı.

Cazip bir meslek olan futbol spikerliği, Türkiye’de teknolojinin gelişmesine paralel olarak, film, tiyatro ve edebiyata oranla daha kısa sürede gelişti.

1960’lı yılların sonlarında İzmir’den Çetin Esen Kaftan bu zor görevi yükleniyor yine İzmir’de Ali Kocatepe görev yapmaya başlıyordu. 1970’li yıllarda Arman Talay, Güngör Sayarı ve Güneş Tecelli, ülkemizde başlayan televizyon yayınlarında spor anlatıcılığı görevini üstlendiler. Özellikle spor basınının saygın ve sembol ismi Arman Talay, Türkiye’de spor spikerliğinin gelişmesinde, bu işin saygınlık ve tutarlılık kazanmasında, genç spikerlerin yetişmesinde çok büyük katkı ve destek sağladı.

1972 yılında TRT tarafından ilk kez açılan spor spikerliği sınav ve kursu ile anlatım dünyasına, Doğan Yıldız, Ümit Aktan, Öztürk Pekin, Abidin Aydoğdu, Akın Göksu, Tansu Polatkan, Murat Ünlü gibi yeni isimler geldi. Sonraki yıllarda İlker Yasin (1977), spor spikerliği yapmaya başladı. 1983 yılında, Barbaros Talı, Hüseyin Başaran, Ercan Taner ve Levent Özçelik’in bulunduğu kuşak geldi. 1992 yılında açılan kursla, Erdoğan Arıkan, Yalçın Çetin, Kerem Öncel, Melih Şendil, Melih Gümüşbıçak, Olcay Karan, Güven Göktaş ve Göktan Telkenar gibi genç spikerler göreve başladı.

Dönem dönem (1975-1994) ihtisas dallarında spor spikerliği yapan kişilerin, bu mesleğin gelişimine katkıları büyük oldu. Bunlardan; Hıncal Uluç, Çetin Çeki, İlhan Ömür, Kenan Onuk ve Nejat Kök atletizm, Tanzer Kozan ve Altan Aşar futbol, Cenk Koray ve Fahri İkiler tenis, Hüsnü Kaftan ve Cihat Saysal güreş, Metin Çakmak ve Köksal Özoğluoz boks karşılaşmalarını sundular.

1996-1997 futbol sezonunda Türkiye Futbol Federasyonu, havuz sistemini devreye soktu. Bu sisteme göre 1. Lig maçlarının yayın hakkı bir kuruluşa veriliyor ve bu kuruluş da haber amaçlı görüntüleri diğer medya kuruluşlarına sağlıyordu. Havuz sistemi ile birlikte ekranlarımızdaki spor spikeri sayısı azaldı. Birçok usta spiker 1. Lig maçlarının yayın hakkını alan kuruluşta görevli olmadıkları için ekranlardan uzaklaştılar. Aynı zamanda, yayın hakkını elinde bulunduran televizyon kuruluşları maçları "şifreli" kanaldan verdi. Bu, futbolseverlerin para ödeyerek Türkiye 1. Futbol Ligi maçlarını canlı yayında izleyebilmesi anlamını taşımaktaydı. Bu gelişmeler, radyonun önemini daha da artırdı. Maçları "şifreli" kanaldan izleyemeyen futbolsever, radyoya önem verdi. TRT’nin tüm maçlardan yaptığı ortak radyo yayını dışında önemli karşılaşmalar için, özel radyo kanalları canlı maç anlatımı yaptırdı. Spor spikerliğinin usta isimleri; Ümit Aktan, Akın Göksu, Orhan Ayhan gibi isimler radyodan maç anlamını gerçekleştirerek bu alandaki ihtiyacı karşıladı.

Türkiye’nin ilk futbol kanalı "Lig TV" 2002 yılında yayın hayatına başladı. Lig TV, naklen maç yayınları, futbol yorum programları, yabancı liglerdeki maçlardan hazırlanan programlarla Türk futbol izleyicisinin bu alandaki ihtiyacını karşıladı.

Türkiye’de Fenerbahçe kulübü bir ilki gerçekleştirerek kablolu TV üzerinden ilk kulüp televizyonunu, 2004 yılında hayata geçirdi. Fenerbahçe TV ismi ile yayın hayatına adım atan kuruluş, Fenerbahçe ile ilgili maç yayını, yorum programı ve haberler vererek taraftarına ilk elden bilgiyi ulaştırma görevi üstlendi.

Kadın Spor Spikerleri

Türkiye’nin ilk bayan futbol spikeri Semahat Özdoğan’dır. 4 yaşında futbola sevdalanan Özdoğan, okuduğu okulun erkek takımında futbol oynayan 3 kadından birisiydi. TRT’nin açtığı spor spikerliği sınavında başarılı olan Semahat Hanım, Türkiye’nin ilk kadın futbol spikeri olarak TRT’de TV’den ve radyodan maç anlatımını gerçekleştirdi.

Kadınların futbola ayrı bir renk getirdiğini düşünen televizyon kuruluşları, özellikle 2000’li yıllarda görünüşü ve diksiyonu düzgün kadın spikerlerin spor haberlerini sunma ve spor programlarında rol almasına imkân tanıdı. Türkiye’nin ilk futbol kanalı Lig TV’de kadın spikerler, haber sunmanın yanında futbol programları hazırlayarak, erkeklerin bu alandaki tek sesliliğine renk getirdi.

TRT’nin naklen yayımladığı, Olimpiyat Oyunları, Uluslar Arası Atletizm Yarışmaları ve Uluslar Arası Artistik Buz Pateni şampiyonalarında, kadın spikerler başarılı sunumlar yaparak erkek meslektaşlarından geri kalmadılar

 

Yazar Mustafa KOÇAK   
16 04 2008

 
 
 
< Önceki   Sonraki >

Morpa Spor Ansiklopedisi

Üye Girişi






Kayıp Parola?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun